90'lı yılların en unutulmaz 7 sportif otomobil modeli

Günümüzde üretilen otomobil modellerinde bir miktar ruh eksikliği olduğunu 90'lı yıllarda otomobil kullananlar iyi bilirler. O z...


Günümüzde üretilen otomobil modellerinde bir miktar ruh eksikliği olduğunu 90'lı yıllarda otomobil kullananlar iyi bilirler. O zamanlar şu anda olan model çeşitliliği bulunmuyordu ve sportif hatchback ve coupe modelleri oldukça sayılıydı. Hatta neredeyse tüm otomobillerde bulunan turbo besleme sistemi 90'lı yıllarda sadece çok hızlı ve sportif modellerde kullanılıyordu. 

Dizel motorların adı akla bile gelmiyorken fabrika çıkışı olarak 1.6 litre motordan 120ps güç almak büyük başarı sayılıyordu. Şu sıralar aynı gücü turbo besleme sayesinde 1.0 litre hacminde 3 silindirli motorlardan almak bile sıradan hale gelmiş durumda. Tasarımlar ise yalın ve basit sportif detaylardan oluşuyordu. 17 inch çapında jantlar artık kompakt sınıfta neredeyse standart hale gelirken o zamanlar belki de kullanılan en büyük jant ölçülerinden birisiydi.

Bahsettiğimiz bu 7 modelin hala büyük fanatikleri bulunuyor ve eminiz ki kimse tarafından unutulmadı ve unutulmayacaktır.

Sev yasa nefret et 7 otomobil modeli
Otomobil tarihinin en çok üretilen 5 model
Satması zor lüks ve başarılı 5 otomobil modeli
Kasası büyük motoru küçük 5 otomobil modeli
Otomobil tarihine yön veren en önemli 5 model
Görünümü performansının üstünde 5 otomobil modeli
Sinema filmlerinde yer almış en popüler 7 otomobil modeli
  • Opel Astra GSi
GSi yani Grand Sport injection kısaltmasının yaratıcısı Opel, 1987 yılında 2.0 litre hacminde 16 valfli 150ps güce ve 196nm torka sahip C20XE kodlu motoru piyasaya sürdü. Bu motor oldukça performanslı ve dayanıklı bir motordu ve Opel'in başta Astra GSi olmak üzere Vectra GT ve Calibra modellerinde kullanıldı. Cosworth tarafından da elden geçirilen bu motor esas olarak yarış modelleri için tasarlandı ve modifikasyona yatkınlığı ile ün saldı. Günümüzde hala bir çok hayranı olan bu ünite en çok da 1991 yılında üretilmeye başlanan Opel'in kompakt modeli Astra'ya yakışmıştı. Hafif kasanında etkisi ile Astra 100km hıza 8 saniyede hızlanabiliyor ve maksimum 220km'ye çıkabiliyordu.

Gövdede kullanılan aerodinamik aksesuarlar ise oldukça sportif bir görünüme sahipti. Farklı ön tampon ve panjur tasarımı, arka cam üstü spoyler, yan etek spoylerleri ve modele özel 16 inch çapında jantlar aracı diğer Astra modellerinden tamamen ayırıyordu. Aracın içinde ise 3 kollu spor direksiyon, spor koltuklar ve özel kumaş kaplamalar farklılık yaratıyordu.

Ancak 1995 yılında yapılan makyaj operasyonu nedeniyle Astra GSi hem 150ps gücünde motorunu hem de sportif görünümünü kaybetti. Aynı motorun ehlileşen bir versiyonu olan Ecotec 136 ps gücünde motor kaputun altında yerini aldı ve performansta da düşüş meydana geldi. Ayrıca aracın gövde aksesuarları da motoru gibi yalınlaştı. GSi modeline özgün ön panjur değişti ve diğer Astra modelleri ile aynı panjur kullanılmaya başlandı. Bu değişikliklerden sonra model özgünlüğünü kaybetti ve satışları düştü.

Opel haberleri için tıklayınız
  












  • Peugeot 106 GTi
Listedeki en ulaşılabilir model olan Peugeot 106 GTi'ın ülkemizde satıldığı 1996-2003 yılları arasında  spor otomobil severler modele resmen saldırdılar. Uygun fiyatı ve yüksek performansı sayesinde sportif 3 kapılı bir otomobile göre oldukça yüksek satış rakamları yakaladı. Ayrıca modifikasyona yatkın 1.6 litre 120ps güç üreten bir motora sahipti. Öyle ki TU5J4 koduna sahip bu motor bir süre sonra Peugeot'un rallilerde kullandığı yarış modellerinde de kullanılmaya başlandı. 925 kg gibi düşük bir ağırlığa sahip olması sayesinde 0-100km hızlanmasını 8.7 saniyede tamamlayan 106GTi 205 km hıza kadar çıkabiliyordu. 

Kullanıcılar modeli o kadar değişik şekillerde modifiye ettiler ve kişileştirdiler ki sokaklar farklı renk ve güçlerde birbirine hiç benzemeyen 106 GTi modelleri ile doldu. Tüm özellikleri aynı ancak kasa şekli değişik olan Citroen Saxo VTS modeli kardeşi 106 GTi kadar yüksek satış rakamlarına ulaşamadı.









  • BMW e36 3 Serisi Coupe
1990 yılında üretilmeye başlanan e36 kasa kodlu BMW 3 Serisi tüm dünyada ve ülkemizde büyük bir ilgi ile karşılanmıştı. Günümüzde bile oldukça fazla hayran kitlesi bulunan model artık gerçek bir klasik bile sayılabilir. Gerek dış tasarım gerekse de iç tasarım olarak çığır açan model, üstün ve sportif yol tutuşu, motor ve egzoz sesi ile unutulmazlar arasına girdi. 

Ülkemizde en çok 2.0 litre 6 silindirli 150ps motora sahip olan model satıldı. Bu motor 3.20i'yi 100km'ye 9.9 saniyede çıkarabiliyor ve 214km maksimum hıza ulaştırıyordu. Bu veriler günümüz otomobilleri için sıradan görünse de BMW E36 kasada verdiği his bambaşkaydı. 6 silindirli motor ile hızlanırken çıkan kulağı tırmalayan tiz ses günümüzde bir çok otomobilde maalesef bulunmuyor.

Daha yüksek performans isteyenler ise 2.5 litre ve daha sonra 2.8 litreye yükseltilen motorları tercih edebiliyorlardı. 3.28i 193ps güce sahipti ve 100km hızlanmasını 7.3 saniyede tamamlıyor ve 236km maksimum hıza çıkabiliyordu. Ayrıca M3 modeli 3.2 litre hacminde 321ps gücü ile neredeyse Ferrari 355 performansına sahipti. Bu model 0-100km hızlanmasını 5.5 saniyede tamamlayabiliyordu.

Ayrıca 4 silindirli 16 valfli 3.18is modeli de mevcuttu ve bu modelde bulunan 1.9 litre hacmindeki motor 140ps güç üretebiliyordu. Performans verileri 3.20i ile benzer olsa da 6 silindirlinin sesini ve tepkilerini veremiyordu.

BMW haberleri için tıklayınız

BMW e36 detayları için tıklayınız










  • Honda CRX
1987-1991 yılları arasında üretilmesine rağmen popülaritesi uzun yıllar devam eden Honda CRX, kaputu altında döneminin en teknolojik motorlarından birisini barındırıyordu. En üst seçenek olan 1.6 litre hacimde 150ps üreten bir VTEC olan bu motor maksimum gücünü 7700 dev/dakikada elde ediyordu. 0-100km hızlanma 7.7 saniyede tamamlanıyor ve maksimum hız ise 222 kilometrede son buluyordu.  Önden çekiş sistemi ile gücünü yere oldukça iyi bir şekilde aktaran modelin aynen motoru gibi performansı da sıra dışıydı ve bu nedenle bir çok hayranı bulunuyordu. Bu eşsiz performansını ise 1010 kg ağırlığı, aerodinamik yapısı ve motor verimi sayesinde elde ediyordu. Honda'nın günümüzdeki imajına oldukça fazla katkıda bulunmuş olan modelin üretimi 1992 yılında son buldu.









  • Rover 220 Turbo
Rover 220 Turbo, 1995 yılında ülkemize geldiğinde ismi pek de bilinmeyen bir markaydı ve 2000cc hacimden turbo besleme sayesinde 200hp güç üretebilen bir motorla satışa sunuldu. 0-100km hızlanmasını 6.2 saniyede tamamlayan ve 241km maksimum hıza çıkabilen model günümüzde bile oldukça hızlı sayılabilir ve o dönem bir çok insanın başını döndürmüştü. Bu yüksek performansa rağmen fren performansı çok kötü olan modelin satışı dayanıklılık ve güvenlik sorunları nedeniyle sadece 2 yıl sürdü ancak bir çok performans tutkunu tarafından unutulmadı. 

Performansı ile beraber sunduğu lüks ve konfor donanımlarına rağmen rakiplerine göre kelepir denilebilecek bir fiyata satılıyordu ancak bir çoğunun hayatı kazalar ve arızalar nedeniyle hurdalıklarda son buldu. 







  • Nissan 200SX
Görünümü ile listemizde ayrı bir yeri bulunan 200SX modeli turbo besleme sayesinde 1.8 litre hacimden 170hp güç üretebiliyordu. 1185 kg ağırlığı sayesinde 0-100km hızlanma 6.9 saniyede gerçekleşiyor ve 225km maksimum hıza ulaşabiliyordu. Aracın dışı gibi içi de oldukça modern ve sportifti ve döneminin özel otomobillerinden birisi olmayı başardı. Turbo beslemeye sahip olması sayesinde modifikasyona oldukça yatkındı. Bu sayede kalkış yarışlarında oldukça uzun süre boy gösterdi ve başarılı oldu. Tasarımı ile günümüzde bile hala modern kalmayı başarabilen ender modellerden birisi olarak hayranlarını gönlünde ayrı bir yeri vardır.







  • Subaru Impreza GT-WRX-STI
Rallilerde boy göstermesi ve birincilikleri ile ünlü Subaru Impreza'nın ilk jenerasyonu ülkemize 2.0 turbo motora sahip olan model ile geldi ve büyük sükse yaptı. Boxer tip motorun ürettiği yaklaşık 240-265ps (versiyona göre değişiyor) güç yere 4x4 çekiş sistemi ile aktarılıyordu ve çevikliği ralli otomobillerini anımsatıyordu. Boxer motorun ve egzoz sisteminin çıkardığı sesler ise bir çok kullanıcı için en güzel melodiydi. Motorun sesi o kadar belirgindi ki otomobillerle biraz ilgili olan bir kişi bu sesten Impreza GT'nin geldiğini anlayabilirdi. 

Aracın sportif öğelerle dolu ön tamponu ve arka bagaj kapağı üzerinde bulunan abartı rüzgarlığı (spoyler) onun asfalta değil ralli parkurlarına ait olduğunu gösteriyordu. Ayrıca 0-100km hızlanması 5 saniyenin altında gerçekleşiyor ve 217km maksimum hıza çıkabiliyordu. Özellikle 0-100km hızlanması 4 kapılı bir sedan için inanılmaz bir rakamdı ve onu super sport otomobillerle yan yana getirebiliyordu. Günümüzde 4.jenerasyonu ile yaşamaya devam eden Impreza performans verilerini aynen korumaya devam ediyor.














İlgili Konular

subaru impreza gt 5886659829934211833
item