90'ların en unutulmaz 9 sedan otomobil modeli

80'li yılların sonu 90'lı yılların başında ülkemizde Renault 9 ve Renault 12 ile Tofaş Kuş Serisi gibi araçlar oldukça yüksek sa...


80'li yılların sonu 90'lı yılların başında ülkemizde Renault 9 ve Renault 12 ile Tofaş Kuş Serisi gibi araçlar oldukça yüksek satış rakamlarına sahipti. Otomobil alacak gücü olanlar genellikle bu ekonomik araçları tercih ederken mali gücü daha kuvvetli olanlar Mercedes ve BMW gibi premium markalara yöneliyordu. Aslında neredeyse her otomobil markası satış yapıyordu ancak çeşitlilik yoktu. Diğer taraftan hem ekonomik markaların hem de premium markaların tercih edilmesinin nedeni biraz da çeşitliliğin az olması sonucu mecburiyettendi.
Diğer taraftan 90'lı yılların başında model çeşitliliği artmaya başladı. Dünyadaki motor teknolojilerindeki yaygınlaşma ülkemizi de etkiledi. Enjeksiyon sistemleri ve üstten çift egzantrikli motorların yaygınlaşması ile performanslı ve ilgi çekici modeller de satılmaya başlandı. Ayrıca sadece lüks araçlarda görmeye alıştığımız konfor ve güvenlik donanımlarının da yeni gelen bu modellerde kendini göstermeye başlamasıyla Türk tüketicisi kendisini resmen araba cennetinde bulmuş oldu.

Kendi düşüncelerimize göre o dönem tüketiciler üzerinde büyük etki yaratan ve aile kullanımına uygun çarpıcı 9 modeli derledik. Liste sıralı değildir. Rastgele düzenlenmiştir. Bu modellerin her biri kendine özgü farklı özellikler barındırıyordu ve bu modellerin hala kitlesel hayranları bulunuyor.

Opel Vectra (A) GT

Alman Opel markası ülkemize 80'li yılların sonunda sürpriz bir şekilde İzmir'de fabrika kurarak atağa geçti. Markanın ödüllü ve Avrupa'da oldukça sevilen modeli olan Vectra artık Türkiye'de üretilecekti. Üretim o kadar başarılı oldu ki Avrupa'da üretilen tüm Vectra'lar içerisinde kalite açısından hep övgüler aldı. Başlangıçta 1.8 litre karbüratörlü ve 2.0 litre enjeksiyonlu 8 sübap motorlara sahip modeller üretiliyordu. Ayrıca GL ve GLS olarak iki farklı donanım seçeneği sunuluyordu. Daha sonraları ise lüks CD ve sportif GT modellerine sıra geldi.

Bu versiyonların arasında efsane GT modelinin yeri apayrıydı. Başlarda Almanya'dan ithal edilen model sonraları Ecotec motor ile ülkemizde üretilmeye başlandı. 2.0 litre enjeksiyonlu üstten çift egzantrikli 16 supaba sahip olan motor 150ps güç üretiyordu ve 0-100km hızlanmasını 8.5 saniyede tamamlıyordu. Ayrıca 220km/saat maksimum hıza sahipti. Bu veriler o kadar iyi rakamlardı ki dönemin diğer efsanesi BMW 3.20i'yi rahatlıkla geçebildiği gibi 3.25i modeline de kafa tutabiliyordu. Daha sonra ise bu başarılı motor Avrupa'daki emisyon kuralları nedeniyle törpülendi ve yerini Ecotec 136ps motora bıraktı. 0-100km hızlanması 9 saniyeye çıkarken maksimum hız 210km'ye düştü.

90'lı yılların en unutulmaz 7 sportif otomobil modeli

GT modelinin dış görünümünde ve kokpitinde ise oldukça özel  detaylar bulunuyordu. Başlangıçta sadece duman grisi rengi sunuluyordu ve bu renk araca müthiş yakışıyordu. Ayrıca aracın yanlarında bulunan etek spoylerleri ve arkadaki bagaj ile bütünleşen ince spoyler sportif görünümü arttırıyordu. Aracın dört bir tarafını dönen kırmızı şeritler,  kırmızı vurgulu GT yazısı ve pervane stili 15 inch çapında jantlar ise sportif vurguyu tamamlıyordu. Aracın içinde ise kırımızı ve gri tema aynen devam ediyordu. Deri kaplı sportif direksiyon ve vites topuzu ve sportif vurgulu desenlere sahip Recaro spor koltuklar görenleri ilk görüşte çarpıyordu.

90'lı yıllarda üretilen Opel'in 3 performans modeli Vectra GT, Astra GSi ve Corsa GSi markanın tutkunlarını hep özleyeceği modeller olarak kalacak gibi görünüyor. Listemizde temizini bulsak da alsak diyebileceğimiz 3 modelden birisi de Opel Vectra GT modelidir.




Renault 21 Concorde

90'lı yıllarda ülkemizde Renault 9 ve 12 modelleri üretiliyordu ve bu araçlar 20-30 yıl öncesinin teknolojisine sahipti. Ancak marka yenilik rüzgarını gördü ve o dönem Fransa'da da satılan ve oldukça beğenilen Renault 21 modelini Türkiye'ye ithal etmeye başladı. Başlangıçta 1.7 karbüratörlü litre Manager ve 2.0 litre enjeksiyonlu Concorde versiyonlar getirildi. Daha sonra ise 1.6 litre motora sahip ekonomik Optima modeli satışa sunuldu. 1.7 motor Renault 11 Flash modelinde de sunuluyordu.


Bu versiyonlardan Concorde modelinin katalogda görünen kırmızı rengi, şık arka spoyleri ve performanslı 2.0 litre 8 sübaplı enjeksiyonlu motoru oldukça dikkat çekti. Ayrıca aracın iç hacmi o kadar geniş ve rahattı ki birçok kurum ve şirket tarafından makam aracı olarak da kullanıldı. Uzun yol performansı ve konforu da oldukça iyiydi ve çocuklu aileler tarafından tercih edildi. Yumuşak süspansiyonu ve sessiz kabini takdire değerdi.

BMW (E36) 320i Sedan

Listemizdeki 5 farklı kasa tipi ile satılan tek model olan BMW E36 3 Serisi, zamanında performans ve konforu beraber sunabilen az sayıdaki modellerden birisiydi. 1.6 litre 100ps 3.16i'den başlayıp 3.2 litre 321ps M3'e kadar çok farklı motor ve donanım seçenekleri mevcuttu ancak özellikle ülkemizde bir motor seçeneği oldukça fazla hayran kitlesine sahipti.

En çok satılan 3.20i modelinde ender rastlanan ve BMW'ye özgü bir motor bulunuyordu. Bu motor 2.0 litre hacime sahip olmasına rağmen sıralı 6 silindir düzenine sahipti. Ürettiği 150ps güç bu kasa için yeterliydi ve çıkardığı muhteşem ses onu belki de en güzel sese sahip motorlardan birisi yapıyordu. Bu tiz ve tırmalayıcı sesi duyabilmek için birçok sürücü tünel içlerinde gaza az yüklenmemiştir. Ayrıca arkadan çekişli bir model olması sayesinde çok dinamik sürüş özelliklerine sahipti. Manuel şanzıman ise tipik BMW vites kutusu özelliklerine sahipti ve bu dinamizmi destekliyordu. Daha yüksek performans isteyenler ise 3.25i ve daha sonra eklenen 3.28i modellerine yöneliyordu.

BMW böbrek tasarımı günümüze kadar nasıl değişti?

Aracın dış görünümü ise tipik BMW detayları içeriyordu ve tutucu gibi görünse de aslında 90'lardan günümüze kadar gelen BMW tasarımının temellerine sahipti. Ayrıca gerek dış tasarım gerekse de iç tasarım M spor paket seçeneği ile oldukça sportif hale getirilebiliyordu. Aracın iç tasarımında ise sürücüye dönük olan kokpit tasarımı günümüzde bile markaya hayran birçok kişinin birinci tercihi olabilecek nitelikteydi. Kokpitin işçiliği ve malzeme kalitesi sınıfında en üst standardı temsil ediyordu. Aracın konforu ise oldukça yüksek düzeydeydi. Kabine sadece sportif vızıltılar sızıyordu ve sportif süspansiyon sistemi konforu bozmadan görevini yerine getirebiliyordu. 

Orijinal M spor pakete sahip temiz bir BMW E36 3.20i'yi sıfır km sedan modellere tercih edecek birçok kişi olduğuna o kadar eminiz ki  listemizde temizini bulsak da alsak diyebileceğimiz 3 modelden birisi olarak BMW E36 sedan modelini de seçiyoruz.




Toyota Corolla (E100) 1.6 GLi

Otomobil tarihinde en çok üretilen 5 model arasına girmeyi başarmış olan Toyota Corolla'nın 1993-1998 yılları arasında üretilen 7. jenerasyonu ise hem dünyada hem de ülkemizde ayrı bir yere sahiptir. 1994 yılından itibaren Sakarya'da bulunan fabrikasında yerli olarak üretilmeye başlanan model yerine geldiği bir önceki kasaya göre oldukça farklı bir tasarıma sahipti ve boyutları da hissedilir derecede büyümüştü. Bu sayede resmen sınıf atlamış gibi bir görüntüye sahipti. İç tasarımı da bu değişimde n nasibini almıştı ve dış tasarımın modern havası aynen kokpitte de devam ediyordu. XE, XL ve GL paketleri ile farklı donanımlar elde edilebiliyordu ve GL aksesuar paketi oldukça doyurucuydu.

Dünün motoru ile bugünün motoru arasında neler değişti?

Diğer taraftan modelde 1.3 litre karbüratörlü ve 1.6 litre üstten çift egzantrikli motorlar kullanılıyordu. Bu motorlardan 1.6 litre  16 sübaplı olanı oldukça modern ve güçlü bir üniteydi ve araca neredeyse dönemin sportif hatchback modellerine yakın performans kazandırıyordu. Ayrıca yakıt tüketimi de aracın kasasına ve performansına göre oldukça iyiydi. Bu motor GL paketi ile beraber alındığında oldukça ideal donanımlara sahip performanslı bir aile arabası karşımıza çıkıyordu ve fiyatı da özelliklerine göre çok fazla değildi.

Sonuç olarak rahat ve konforlu kabini, modern motoru ve sağlamlığı sayesinde Toyota Corolla Türk tüketicisinin üzerinde önemli bir etki bırakmıştır ve yerine gelen hiç bir kasa bu kadar unutulmaz bir etki yaratmamıştır. Günümüzde hala bu kasaya hayran olan ve özleyen bir çok kişi vardır. Bu kadar iyi bir model olması Toyota markasının ülkemizdeki imajının ciddi anlamda yükseltmesine de büyük katkıda bulunmuştur.

Toyota ile ilgili diğer yayınlar için tıklayınız




Mercedes (W124) E200

Listemizin en efsane modellerinden birisinin Mercedes w124 kasa olması kimseyi şaşırtmayacaktır. 1984 yılında üretilmeye başlanan model 1995 yılına kadar çeşitli değişikliklerle güncellendi ve 4 farklı kasa tipi ile üretildi. Sedan kasa tipinin 1995 yılında üretimi sona ermesine rağmen özellikle Mercedes hayranları arasında yeri apayrıdır. Wagon 1996 yılına kadar, Coupe ve Cabrio ise 1997 yılına kadar üretilmeye devam edildi. W124 kasa Mercedes'in radikal tasarım değişikliği yaptığı önemli geçiş modellerinden de birisidir. Bu geçişle beraber W124'ün iç ve dış tasarım detayları uzun bir süre diğer Mercedes modellerinde uygulanmıştır.

1992 yılına kadar rakam başta harf sonda şekliyle devam eden model uzantısı 1993 yılında yapılan makyaj operasyonu ile beraber yer değiştirdi. Rakamların günümüz aksine motor hacmini bire bir ifade ettiği bir dönemdi. Bu doğrultuda ise E200 yani 2.0 litre hacmindeki benzinli motor en popüler seçenekti. Bu motor 1992 yılında üstten çift egzantrikli yani 16 sübap olarak satılmaya başlandı ve 136ps güce sahipti. Makyajla beraber de kullanılmaya devam edildi. Ağır bir kasaya sahip olması nedeniyle kasayı uçurmuyordu ancak yeterli performans da sağlıyordu.


Aracın kokpiti ise sürücü ve yolculara kendilerini evlerindeymiş gibi hissettiriyordu. Gerçek ahşaptan imal edilen çıtalar o kadar orantılı ve yerinde kullanılmıştı ki kokpit bu nedenle mobilya hissi uyandırıyordu. Gerek kabindeki işçilik kalitesi gerekse de yaşam alanının genişliği sektörde referans niteliğindeydi. Ayrıca süspansiyon konforu ve kabin ses seviyesi o kadar başarılıydı ki w124 ile uzun yola çıkmak bile ayrı bir zevkti. Bu nedenle gerek ülkemizde gerekse de dünyada makam aracı olarak kullanımı oldukça yaygındı. 

W124 kasa Mercedes hayranları arasında belki de en sevilen ve efsane modeldir. Ayrıca diğer markaları tercih eden kişiler tarafından da hep imrenilerek bakılmıştır. Bu nedenle listemizde temizini bulsak da alsak diyebileceğimiz 3 modelden birisi olarak Mercedes W124 E200 sedan modelini de seçiyoruz.





VW Passat (B5) 1.8T 

VW markası 2015 yılı sonunda ülkemizde en çok satılan markalar arasında olsa da 1990'lı yılların başlarında küçük sınıfta bulunan Polo modeli hariç satışları çok fazla değildi. Daha sonra ise 1996 yılında yenilenen yeni VW Passat ülkemize hızlı bir giriş yaptı ve VW satışları için adeta bir milat oldu. Yeni Passat oldukça şık bir görüntüye, çok kaliteli ve kullanışlı bir kokpite ve o zaman için bu sınıfta düşük sayılabilecek hacimli performanslı bir turbo motora sahipti. Ayrıca donanım listesi oldukça kabarıktı. Otomatik klima, ahşap kaplama ve alcantara döşeme gibi bir üst sınıfa ait donanımlar Passat'da sunuluyordu. Tüm bu özelliklerine rağmen premium rakiplerine göre oldukça iyi bir fiyata satılıyordu.

Otomobil tarihinin en çok üretilen 5 modeli

Kullanılan motor ise 1.8 litre hacminde 4 silindirli 20 sübaplı turbo beslemeye sahip benzinli bir üniteydi. Bu motor 150ps güç ve 210nm tork üretebiliyordu ve modeli yaklaşık 9 saniyede 0'dan 100km'ye çıkabiliyor ve maksimum 223km hıza ulaştırabiliyordu. Bu veriler ona neredeyse bir GTi performansı sağlıyordu ve yakıt tüketimi de 2.0 litre atmosferik motorlara göre daha makuldü. Ayrıca hem otomatik hem de manuel olarak kullanılabilen Tiptronic şanzıman da modelde sunuluyordu ve bu da büyük bir yenilikti.

Aracın kabini ise oldukça kaliteliydi ve tasarımı da çok kullanışlıydı. Spor koltuklar ve alcantara döşemeler açık renk seçilebiliyordu. Bu seçin sayesinde kabinde oldukça elit bir hava elde ediliyordu. Ayrıca parlak mavi aydınlatmalar bir ilkti ve oldukça havalı görünüyordu. Aracın konforu ve sessizliği de oldukça iyiydi ve bu onu sportifliğinin yanında ideal bir aile sedanı haline de getiriyordu.

B5 kodlu Passat ile VW tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de atak yaptı. Bu modelde kullandığı turbo motor ile VW, down-sizing yani aşırı besleme kullanarak hacim küçültme yoluna başlamıştır ve daha sonraki modellerinde de bu yola devam etmiştir.

VW ile ilgili diğer yayınlar için tıklayınız



Mazda (GE) 626

1992 yılında yumurta kadar yuvarlak kasasıyla tanıtıldığı zaman oldukça büyük sükse yapan Mazda 626, yerine geçtiği kasaya göre gerek dış gerekse de iç tasarımında radikal değişiklikler içeriyordu. Öyle ki yeni kasanın bambaşka bir model ve markaya ait olduğunu söylemek bile mümkün olabilirdi. Aracın tasarımı bulunduğu dönemin ötesindeydi ve bunun sayesinde bile oldukça fazla müşteri alacağı araçtan vazgeçip 626 modelini almış olabilir diye düşünüyoruz.

Kasası büyük motoru küçük 5 otomobil modeli

Sedan ve Liftback olarak iki farklı kasa tipine sahip olan modelde 2.0 litre hacminde enjeksiyonlu üstten çift egzantrikli benzinli bir motor kullanılıyordu. Bu motor 130ps güç üretiyordu ve kasa için ideal bir performans sağlıyordu. Ayrıca tüketim değerleri de motor hacmine göre makuldü. Daha sonra 1.8 litre hacminde başka bir motor daha ithal edildi ancak bu motor 2.0 litrelik ünite kadar popüler olamadı.

Aracın iç tasarımı ise dışına benzer bir şekilde oldukça moderndi. Gerek bagaj hacminin büyük olması gerekse de konforlu ve geniş iç hacim sayesinde 4 kişi çok rahat bir şekilde seyahat edebiliyordu. 1998 yılında ise kasa değişikliğine gidildi ancak yumurta kasayı sevenler büyük hayal kırıklığı yaşadı. O modern ve ilerici tasarım gitmiş sıkıcı ve sıradan bir tasarım tercih edilmişti. Bunun sonucu olarak da satışlar bir önceki kasa kadar başarılı olamadı.

Mazda ile ilgili diğer yayınlar için tıklayınız




Fiat Tempra 

Ülkemizde 1990-1999 yılları arasında Tofaş tarafından üretilen Tempra, Fiat grubunun diğer markalarından Alfa Romeo'nun 155 modeli ve Lancia'nın Dedra modeli ile aynı platformu paylaşıyordu. Köşeli ancak modern tasarımı ve dijital gösterge paneli sayesinde oldukça ilgi uyandırmıştı. Kara Şimşek (Kitt) dizisindeki Pontiac Firebird'de bulunan göstergelere benzeyen ve bulunduğu dönemin ötesindeki bu özellik sayesinde bazı kullanıcıların tercihlerinden vazgeçerek Tempra'ya yöneldiğini iyi biliyoruz. Ayrıca fiyatı da sunduğu özelliklere ve donanımına göre oldukça iyiydi ve bu çok iyi şatış rakamları yakalamasını sağladı.

Görünümü performansının üstünde 5 otomobil modeli

Başlangıçta 1.6 litre karbüratörlü motor ile satışa sunulan modele daha sonraları 1.6 enjeksiyonlu ve 2.0 litre enjeksiyonlu 16 supaplı motorlar da eklendi. 2.0 litre motor oldukça yüksek performansa sahipti ve Fiat Grubu bünyesinde bulunan diğer markaların performanslı modellerinde de kullanılıyordu. Bu motor 148ps güce ve 186nm torka sahipti. Tempra'yı 100km/saat hıza 8.6saniyede çıkarıyordu ve maksimum 210km/saat hıza ulaştırabiliyordu.

Başlangıçta SX, SX A ve SX AK gibi donanım seçenekleri bulunan Tempra'ya daha sonra S ve SLX donanım seçenekleri de eklenmişti. S donanımda analog göstergeler bulunuyorken daha üst donanımlarda dijital göstergeler bulunuyordu. Daha sonraları station kasa tipine sahip SW'de ürün gamına eklenmişti.

Fiat ile ilgili diğer yayınlar için tıklayınız



Honda Civic

1972 yılından bu zamana kadar geçen 43 yılda 20 milyona yakın üretilen, 9 farklı jenerasyonu bulunan ve 10. jenerasyonu 2015 yılında tanıtılan Honda Civic, otomobil tarihinde en çok üretilen 5 model arasında yer almaktadır. Ancak 1991-1995 yılları arasında üretilen 5.jenerasyon ve 1995-2000 yılları arasında ülkemizde de üretilen 6.jenerasyonun Honda hayranları arasında yeri bir başkadır. İki kasa tipi de hem 90'lı yıllarda üretildiği için hem de gerçekten başarılı ve güzel araçlar oldukları için listemizde her ikisine de yer vermek istedik.


4.jenerasyon Honda Civic oldukça köşeli hatlara sahip bir modeldi ve 1991 yılında yeni kasası tanıtıldığında görünümü ile çok büyük ilgi görmüştü. Hem çok modern bir tasarıma sahipti, hem içi oldukça geniş ve rahattı hem de başarılı ve performanslı motorlara sahipti. Gerek sedan kasası ile gerekse de 3 kapılı hatchback kasası ile Honda markasını ülkemize sevdiren modeller arasında yer aldığı rahatlıkla söylenebilir. 

90'lı yıllarda ülkemizde hızlı bir şekilde artan otomobil fabrikalarına Honda'da katılmıştı. Ucuz işçilik ve yatırım kolaylığının yanında 5. jenerasyonun gerçekleştirdiği başarılı satış rakamları ve ilginin de Honda'nın Türkiye'de fabrika kurmasını cesaretlendirdiğini düşünüyoruz. 

Türkiye'de de üretilen 6. jenerasyon Civic Sedan bir önceki kasaya göre daha sert ve klasik hatlara sahip olsa da yaygınlaşan satış ve servis ağı sayesinde 5.jenerasyondan daha başarılı olmuştu. Modelde kullanılan 1.6 enjeksiyonlu motorlar hem performanslıydı hem de az yakıt tüketiyordu. Ayrıca daha sonraları sunulan 1.6 16V VTEC 160ps güce sahip motor litre başına sunduğu 100ps güç ile efsaneler arasına girmeyi başarmıştı. Bu motorun hala çok geniş bir hayran kitlesi bulunuyor. 


5.jenerasyon Honda Civic

6.jenerasyon Honda Civic

İlgili Konular

vw passat 1.8T 5490526642995958940

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

item