Mercedes neden bazı Renault motorlarını kullanıyor?

Takipçilerimiz tarafından sıkça tartışılan konuların başında Alman Mercedes markasının Fransız Renault dizel motorlarını ve yine Alman ...


Takipçilerimiz tarafından sıkça tartışılan konuların başında Alman Mercedes markasının Fransız Renault dizel motorlarını ve yine Alman BMW markasının PSA (Peugeot-Citroen) benzinli ve dizel motorlarını kullanması geliyor.

Bu ortak motor kullanımında itiraz edilen durum ise Mercedes ve BMW gibi premium markaların Fransız tasarımı ve üretimi olan bu motorları kullanmasıyla gözden düşebileceği ihtimali üzerine. Ancak durum sadece BMW ve Mercedes ile de sınırlı değil. Volvo ve Ford da uzun bir süredir PSA dizel ve bazı benzinli motorları kullanıyor ve bu motorlar üzerinden yeni motorlarını geliştiriyor. Ayrıca çarpıcı bir şekilde Range Rover Evoque ve Jaguar modellerinde kullanılan 2.0 turbo-benzinli motor da Ford üretimi.

Diğer taraftan ortak motor kullanımı daha önce daha farklı bir şekilde işlemiştik. Birçok markayı kapsayan bu listeye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Bazı değişiklikler olsa da listemiz genel olarak doğru ve güvenilir.

Hangi marka hangi markanın motorunu kullanıyor?

Konumuzun ana teması ise Alman markalarının neden Fransız üretimi düşük hacimli motorları kullanıyor olması. Konuyu araştırırken farklı yönlerden bakmaya çalışacağız ve insanlar üzerinde oluşan bu olumsuz algının nedenlerini de araştıracağız.


Mercedes motorunun sağlamlık algısı neden bu kadar yüksek?

Mercedes motorları özellikle sağlamlığı ve uzun ömürlülüğü konusunda tüm dünyada ünlüdür. Aslında BMW motorları da oldukça dayanıklıdır ancak performanslı kullanıma daha yatkın olmaları ve kullanıcıların aracı bu yönde kullanması nedeniyle ömürleri daha kısa olabilmektedir. Ancak günümüzde kullanılan motorların dayanıklılığı ile 25-30 yıl önce kullanılan motorların dayanıklılığı arasında da farklar vardır. 

Geçmiş dönemlerde kullanılan motor parçalarında ham madde olarak genellikle demir-çelik malzeme ve başka metallerle beraber karıştırılarak alaşım olarak kullanılıyordu.  Günümüzde ise hafifliğin öneminin artması ayrıca ham madde kaynaklarının azalması nedeniyle motor parçalarında alüminyum ve alüminyum alaşım malzemeler kullanılıyor. (Not: Demirden çelik elde etme başlı başına bir konudur ancak çelik temel olarak ısıl işlem görmüş demirdir)

Temel olarak çelikten üretilen malzemeler alüminyumdan üretilen malzemelerden daha sağlamdır. Ancak alüminyum hem daha hafiftir hem de ısıyı daha iyi iletir. Bu nedenle çeliğin sağlamlığını sağlayabilen çok az metal vardır. Ancak hafiflik ve ısı iletimi açısında da alüminyuma rakip çok az malzeme vardır.

Geçmiş dönem Mercedes motorlarının sağlamlığı konusunda diğer önemli bir etken ise Alman Mühendisliği ve disiplinidir. Bir ürünü olması gerektiği gibi maliyetten kaçmadan sağlamlık ve uzun ömürlülük amacıyla üreten Almanların bu mantığı hepimizin kafasına işlemiştir. Mercedes markasının bu dönemlerde ürettiği motor parçaları incelendiği zaman gerek metal ve döküm kaliteleri gerekse de ölçü toleransları o kadar iyidir ki hayran olmamak elde değildir.

Tüm bunların sonucu olarak Mercedes'in sağlamlık algısının bu kadar yüksek olmasının nedenleri kısaca aşağıdaki maddelerle açıklanabilir.
  • İleri Alman Mühendisliğine olan güven
  • Kaliteli malzeme kullanılması
  • Ölçü toleranslarındaki hassasiyet
  • Yıllar boyu kendini kanıtlamış sağlamlık
  • Farklı teknolojilerin yaratıcısı olmak

Mercedes ve BMW neden düşük hacimli Fransız motorlarını kullanıyor?

Günümüzde nüfus artışı, globalleşme ve rekabetin sonucu olarak markalar ayakta kalabilmek için geçmiş dönemlere göre çok daha fazla araç üretmek ve bu araçları geniş kitlelere satabilmek zorundalar. Bunu sağlayabilmek için de bazı ilkelerini ve tutuculuklarını bir kenara bırakmaları gerekiyor.

Geçmiş zamanlardan itibaren araştırıldığı zaman Fransız otomobil üreticileri Renault, Peugeot ve Citroen markalarının en tecrübeli olduğu alanlardan birisinin de küçük hacimli motorlar olduğu görülebilir. Yatırımlarını da bu yönde yapan ve tüm dünyaya küçük hacimli motorlarını satabilen Fransızlar bu konuda çok büyük tecrübeye sahipler. Ayrıca son 10-15 yılda aşırı besleme furyasına çok iyi adapte oldular ve küçük hacimli başarılı motorlarında turbo beslemeyi tereddütsüz kullanmaya başladılar.

Gösterdikleri bu ileri görüşlülük sayesinde 3 Fransız marka Avrupa ve dünyada satış rakamlarını ciddi anlamda yükselttiler. Diğer taraftan bu hamle karşısında Alman markalar biraz hantal kaldılar. Bir motoru tasarlayıp sorunsuz şekilde piyasaya sürebilmek ise kısa zamanda olabilecek bir şey değildir. Japon markalar ise bu değişimde Alman markalardan daha da geride kaldılar ve duruma yeni yeni adapte olmaya başladılar.

Atmosferik motorda sona mı gelindi?

Tüm bunların sonucu olarak Mercedes ve BMW'nin Fransız motorlarını kullanması aşağıdaki maddelerle açıklanabilir.
  • Yeni motor tasarımı aşamasında satış kaybı yaşamamak
  • Katı emisyon kurallarına uyabilmek
  • Yüksek adette üretilen motorlar sayesinde modeli daha ucuza satabilmek
  • Yüksek adette üretilen motorlar sayesinde daha yüksek kar elde edebilmek
Ek bir bilgi olarak belirtilmesi gereken ise özellikle BMW ve Mini markasının 1.6 litre 4 silindirli dizel ve benzinli PSA motorları yerine artık kendi tasarımı olan 1.5 litre 3 silindirli dizel ve benzinli motorları kullanmaya başlamış olması. Sadece BMW F10 5.20i ve BMW F30 3.20i modellerinde 1.6 litre 4 silindir 170ps motor kullanılıyor. Bu motorun yerini kısa vadede 1.5 litre üniteden geliştirilecek olan daha kuvvetli motora devredeceğini düşünüyoruz.


Bir diğer premium Alman Mercedes ise Renault'dan 1.5 litre dizel ve 1.6 litre dizel motorları temin ederek kullanıyor. Mevcut haberlere  göre Mercedes'in bu motorların yerine geçecek bir çalışması bulunmuyor. ancak biz Mercedes'in büyük bir gizlilik içinde düşük hacimli dizel motorları geliştirdiğini düşünüyoruz. Büyük ihtimalle yeni C Sınıfı'na bu motorlar yetişecektir. 


Renault ve PSA motorları dayanıksız mı?

Yukarıdaki maddelerde saydığımız bazı nedenlere dayanarak özellikle Alman premium markaların motorları Fransız motorlarına göre daha fazla sağlamlık algısına sahiptirler. Diğer taraftan günümüzde bu fark geçmiş dönemlerdeki kadar çok da fazla değil. Kalite standartlarının daha katı bir şekilde uygulanması sayesinde artık tüm global üreticiler belli bir kalitenin altında üretim yapamıyorlar. Zaten yapmayı deneseler bile tüketici bilinci ve sosyal medya gibi kaynakların verimli bir şekilde kullanılması sonucu olarak bu durum çok çabuk bir şekilde yayılabilir ve markanın imajını ve satışını ciddi anlamda dip yaptırabilir. Ayrıca özellikle gelişmiş ülkeler tarafından uygulanan uluslararası hukuk kuralları da tüketiciyi ve toplumları geçmişe göre çok daha iyi koruyor.


Bahsettiğimiz bu durumlara en son A.B.D'de patlak veren VW Emisyon Skandalı'nda şahit olmuştuk, Burada,
  • Belirlenen standartlar olmasaydı bazı VW motorları hem insanları hem de atmosferi gereğinden fazla etkileyecekti.
  • Sosyal medya ve internet bu kadar etkin olmasaydı skandal insanlar tarafından yeterince duyulmayacaktı.
  • Tüketici bilinci A.B.D'deki gibi yüksek olmasaydı VW durumu önemsemeyebilirdi.
  • Hukuk tarafsız ve etkin olmasaydı VW kendisine çeki düzen verme gereği duymayacaktı ve/veya kendisini anlatmaya ve savunmaya fırsatı da olmayacaktı.

Yukarıdaki saydığımız nedenlerden dolayı günümüzde otomobil markaları birçok farklı kritere ve duruma dikkat etmek zorundalar. Bu nedenle ister Japon olsun ister Fransız yada Alman, kalite seviyeleri birbirine iyice yaklaştı. Bu nedenle Renault yada PSA motorlarına kalitesiz demek mümkün değildir. Mutlaka sorunlar olabilmektedir ancak bu konuda genelleme yapmanın yanlış olduğunu düşünüyoruz.


SONUÇ

Globalleşmenin bir getirisi olan rekabetin artması sonucu artık markalar özgün ve az üretim yapmayı değil çok ve ucuz üretimi kaliteli bir şekilde yapmak zorundalar. Bunun sonucu olarak da birçok üretici sadece motor değil ortak parça kullanımını da iyiden iyiye yaygınlaştırdılar. Bu durum maalesef en çok Mercedes ve BMW gibi markaların sorgulanmasına neden oldu. Diğer taraftan ortak parça kullanımı otomobillerin kalitelerinin birbirine yaklaşmasını da sağladı.

Ancak unutulmaması gereken bu üreticilerin de birer ticarethane olması ve çok ürünü karlı bir şekilde satabilmeleri zorunluluğudur. Bu konuda tutuculuk yapmaları durumunda az ve düşük karlı üretim sonucu piyasada güç kaybetme ihtimalleri her zaman bulunuyor. Ayrıca akılda tutulması gereken bir otomobilin sadece motordan ibaret olmadığıdır.   

Unutulmaması gereken bir diğer konu ise BMW ve Mercedes gibi üreticilerin başka bir markanın motoru da olsa kalitesiz bir ürünü kullanmayacak olmasıdır. Aksi takdirde günümüzdeki gelişmiş standart, hukuk, tüketici bilinci ve haberin hızlı yayılması gibi konular bu markaların darmadağın olmasına neden olabilir. VW markası şu anda bu nedenlerden dolayı gerçekten de zor durumda.

Analizimizin sonunda diyebileceğimiz tek şey ise Renault motoru kullanmak Mercedes'e yıldız kaybettirmeyeceği gibi Renault'u da yıldızlı yapmayacaktır. Ortak motor kullanımı sadece bir win-win yani kazan-kazan ilişkisidir.


Related

ortak motor kullanımı 105213762011813121

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item