90'lı yılların en hızlı 11 sedan otomobil modeli

1980'li yılların ortasından 2000'li yılların başına kadar olan dönemde ve özellikle de 90'lı yıllarda çok özel ve eşsiz otomo...

1980'li yılların ortasından 2000'li yılların başına kadar olan dönemde ve özellikle de 90'lı yıllarda çok özel ve eşsiz otomobiller üretildi. Sadece Super Sport modeller değil 4 kapılı sedan modellerin de çok çekici ve performanslı olanları üretilmişti. Hatta bu modeller Porsche ve Ferrari'nin bazı modellerine rahatlıkla kafa bile tutabiliyordu. Günümüzdeki model çeşitliliği arasında 90'lı yılların performans sedanlarının teknik verileri çok dikkat çekici olmayabilir ancak 20-30 yıl öncesinin modellerinden bahsettiğimiz de unutulmamalı.

Güç/hacim oranı en yüksek 13 otomobil modeli

BMW E34 M5

1989-1995 yılları arasında üretilen M5 modeli sadece BMW M bölümü çalışanları tarafından elde üretiliyordu ve 1 aracın üretilmesi 15 günü buluyordu. 6 yıl boyunca toplamda 12,254 adet E34 M5 üretildi. Üretilen modeller arasında 891 adet Touring yani Station Wagon versiyon da bulunuyordu.

BMW 5 Serisi Cabrio neden üretilmedi?

BMW'nin motor sporları geleneğinden gelen 3.6 litre hacme sahip motor ve 5 ileri manuel şanzıman ile üretilirken daha sonra bu hacim 3.8 litreye çıkartıldı ve 6 ileri manuel şanzıman kullanılmaya başlandı. Bu sayede aracın gücü ve performansı daha da arttı. 340ps güce ve 400nm torka sahip olan model 0-100km hızlanmasını 5.9 saniyede tamamlıyordu. Maksimum hızı ise 250km/saat ile sınırlandırılmıştı.  1993 yılında model makyajlandı ve dar olan ön böbrek oldukça genişletildi. Ayrıca üretimi bittikten 20 yıl sonra ortaya çıkan ve BMW M Bölümü müzesinde sergilenen prototip bir Cabriolet versiyonu da oldukça dikkat çekiciydi. 

BMW E34 M5
BMW E36 M3

1990 yılında üretilmeye başlanan 3. Jenerasyon BMW E36 3 Serisi tüm BMW modelleri arasında bir çok otomobil tutkunu tarafından en sevilen modeller arasında gösterilir. Üretildiği dönemlerde kendi sınıfında bulunan modellerin hiçbirisi E36 kasa ile yeterince mücadele edememişti. Oldukça sportif olan motor ve yürüyen aksamı, üstün işçilik kalitesi ve görünümü ile üretildiği dönemin ötesinde bir modeldi.

Diğer taraftan 1992-1999 yılları arasında üretilmiş olan ve serinin en üstünde yer alan M3 modeli sunduğu teknik veriler ve performans ile bulunduğu dönemin en dikkat çeken performans araçlarından birisi olmuştu. Daha çok Coupe ve Cabrio kasa tipleri üretilmiş olsa da Sedan modelinde de aynı motor bulunuyordu. 1992-1995 yılları arasında üretilen modellerde 3.0lt sıralı 6 silindirli atmosferik-benzin 286hp gücünde bir motor bulunuyorken 1996 yılında yapılan makyaj sonrasında motor hacmi 3.2lt'ye yükseltildi ve güç de 321hp'ye çıkmıştı. Bu güç arka tekerleklere 6 ileri manuel şanzıman ile veya 6 ileri otomatik SMG şanzıman ile aktarılıyordu.

Efsane olmuş 9 sportif BMW jantı

Atmosferik bir motordan elde edilen 100hp/lt üzerindeki güç ise döneminin en iyi atmosferik motorlarından birisine sahip olan Ferrari F355 (3.5lt V8 380hp - güç/hacim: 109hp/lt) modeline oldukça yakındı. Bu güçlü motor sayesinde BMW M3 0-100km hızlanmasını 5.2 saniyede tamamlayabiliyordu. Maksimum hızı ise 250km/saat ile sınırlandırılmıştı. Bu hızlanma değeri günümüzde neredeyse tüm motorların turboya sahip olduğu bir ortamda bile oldukça başarılı bir değer olarak öne çıkıyor. 

BMW E36 M3 Sedan
Mercedes 190E 2.5-16 EVO2


Her ne kadar 190E modeli 80'li yılların başında üretilmeye başlanmış olsa da üretimi 1993 yılına kadar devam etmiştir. Diğer taraftan bu özel 190E versiyonu Mercedes'in DTM pist yarışlarında yarışabilecek aynı zamanda caddelere de uyarlayabileceği bir model arayışı ile ortaya çıktı. Bu amaçla bir İngiliz mühendislik firması olan Cosworth ile anlaşıldı. Cosworth Mercedes'in E sınıfı ve 190'da hali hazırda kullandığı 2.3 litre hacmindeki 8 supaplı 136ps güce sahip motoru baz alarak çeşitli modifikasyonlarla 16 supaplı bir motora dönüştürdü. Bu motorun yarışlar için ideal bir kasa boyutuna sahip olan 190 modelinde kullanılması kararlaştırıldı. Model o yıl yapılan Frankfurt Otomobil Fuarı'na yetiştirildi ve 1984 yılında satılmaya başlandığında üretim programındaki tüm modeller hemen satıldı. 1984 yılında satılan modelde bulunan motor 2.3 litre 4 silindirliydi, 185hp güce ve 236nm torka sahipti. Bu motor sayesinde 0-100km hızlanma 7.5 saniyede tamamlanıyor ve 230km maksimum hıza çıkılabiliyordu. 


1988 yılında ise BMW'nin E30 M3 atağı ile 0-100km hızlanma konusunda 1 saniye ve son hızda ise 5km kadar geriye geriye düşen Mercedes çareyi motorunu güçlendirmekte buldu. 2.3 litre hacme sahip motor 2.5 litreye çıkarıldı. Katalizöre sahip modeller 197hp güç üretirken katalizörsüz modeller 205hp güç üretebiliyordu. Bu sayede BMW ile artık daha rahat baş edilebiliyordu. 

Ayrıca çok daha sportif ve pist yarışlarında kullanılan özel rüzgarlıklara sahip EVO 1 ve 2 modelleri de 502 adetle sınırlı olarak üretildi. Bu modellerde 2.5 litre 205hp gücüne sahip motor aynen bulunuyordu ancak motorda ve yürüyen aksamdaki bazı modifikasyonlar sayesinde daha yüksek performansa sahipti. Özellikle rüzgar direnç kat sayısı (cw) değerinin düşürülmesi ile maksimum hızı 250km/saate kadar yükseltti. Ayrıca bu özel versiyonda 3 kademe yüksekliği ayarlanabilir süspansiyon sistemi de bulunuyordu. 

Opsiyonel AMG paketine sahip olan modeller ise 25-30hp civarında fazla güç üretebiliyordu ve bu sayede maksimum hız 250km'ye kadar çıkabiliyordu. Aracın 0-100km hızlanması ise 7 saniye olarak açıklanıyordu. Yarışlar için hazırlanan pist versiyonu ise 350hp güç üretebiliyordu.
Mercedes 190E 2.5-16 EVO II
Subaru Impreza WRX

Japon Subaru markasının ürettiği otomobiller arasında belki de en iyi bilineni Impreza modelidir. 1992-2000 yılları arasında üretilen ilk jenerasyon Impreza ise tüm kasalar içerisinde belki de en beğenilen olmuştur diyebiliriz. Diğer taraftan bu kasanın bu kadar popüler olmasının en büyük nedeni ise 2.0lt turbo motora, 4x4 çekiş sistemine, sınırlı kaymalı diferansiyele ve oldukça etkili bir sportif gövde kitine sahip olan WRX versiyonuydu. 


Turbo'nun sadece performanslı araçlarda kullanıldığı bir dönemde sedan kasa tipiyle ortaya çıkan Impreza WRX hem ülkemizde hem de tüm dünyada deprem etkisi yaratmıştı. Subaru Ralli Takımı tarafından kullanılan aracın ehlileştirilmiş bir versiyonu gibi duruyordu ve tekniği de oldukça benzerdi. Kısacası ralli parkurlarından caddelere bir araç WRX'den daha iyi inemezdi diye düşünüyoruz. 

1992 yılında tanıtılan 2.0lt sıralı 4 silindirli 16 supap turbo-benzin 211ps güce sahip versiyonun adı GT olarak anılıyordu ancak 1993 yılında 240ps güce sahip motor ile beraber adı WRX olarak değiştirildi. 1994 yılında ise güç daha da arttı ve 260ps'e çıktı. 1996 yılında ise motor gücü 280ps'e kadar yükseltildi. 2000 yılında tanıtılan ve sadece 300 adet üretilen WRX STI modelinde güç zirve noktasındaydı ve 305ps olarak güncellenmişti. Bu arada aracın ağırlığının da 1250kg'ın heme üstünde olduğunu hatırlatmak isteriz. 153ps/lt güç/hacim oranı ve ton başına sunduğu 240ps güç ise günümüzde bile oldukça ciddi değerler olarak öne çıkıyor. Bu sayede araç 0-100km hızlanmasını 5 saniyenin altında tamamlayabiliyordu. 

1999 Subaru Impreza WRX
Mitsubishi Lancer EVO

Mitsubishi'nin de tıpkı Subaru'da olduğu gibi ralli parkurlarından caddelere inmiş bir versiyonu bulunuyordu. Lancer bazlı bu araç Subaru'nun Impreza WRX hamlesine karşılık olarak Lancer EVO adıyla piyasaya 1992 yılında sunulmuştu. Diğer taraftan Impreza WRX 1992-2000 yılları arasını küçük makyajlarla tek bir kasayla geçirmişti ancak Lancer EVO'nun bu dönemde 6 farklı jenerasyonu tanıtılmıştı. EVO 6 1999 yılında tanıtılıp 2001 yılında yerini EVO 7'ye bırakmıştı. 


Diğer taraftan EVO 1 modelinde 2.0lt boxer 4 silindirli 16 supap turbo-benzin 247ps gücünde bir motor bulunuyordu ve bu güç EVO 6 modelinde 280ps'e kadar çıkmıştı. Aslında bu güç rakibi Subaru Impreza WRX'de de aynıydı ve iki marka arasında yapılan centilmenlik anlaşmasıyla belirlenmişti. 4.6 saniyede 100km hıza ulaşan araç 241km/saat hıza çıkabiliyordu. Diğer taraftan 335 ps güce sahip sınırlı sayıda üretilen özel bir versiyonu da bulunuyordu. 


En büyük rakibi Impreza WRX STi modelinde olduğu gibi oldukça etkili bir gövde kitine, 4x4 çekiş sistemine ve sınırlı kaymalı diferansiyele sahipti. Kısacası Mitsubishi EVO serisi de her açıdan ralli parkurlarından caddelere transfer olmuş gibi görünüyor ve gidiyordu. 

1999 Mitsubishi Lancer Evo 6
Lancia Thema 8.32

Alfa Romeo yakın zamanda D segmentinde yer alacak Ferrari motoruna sahip Giulia QV modelini tanıtmıştı. Bu motorun Ferrari motoruna mı yoksa Ferrari destekli bir motora mı sahip olduğunu analiz eden bir yazımız olmuştu. 2016 yılında böyle şaşırtıcı bir şey ile karşılaştık ancak İtalyan markaların Ferrari motorlarını kullanması aslında daha eskiye dayanıyor. 

Alfa Romeo Giulia QV motoru ne kadar Ferrari?

Bu modeller arasında 1984-1994 yılları arasında üretilen ve E Segmenti yani Mercedes E Sınıfı gibi modellerin rakibi olan Lancia Thema 8.32 modelinin yeri bir başkaydı. 2.9lt hacminde V8 silindirli 32 supaplı bir Ferrari motoru bulunuyordu. Bu motor Ferrari 308 ve Ferrari Mondial modellerinde de kullanılıyordu ancak Thema'da bulunan motorda daha farklı bir krank mili ve daha küçük supablar bulunuyordu. Ayrıca ateşleme düzeni de daha farklıydı. Modelin 8.32 kısaltması ise 8 silindirli ve 32 supablı olduğunu işaret ediyordu.


215ps gücüne sahip motor sayesinde Thema 8.32, 0-100km hızlanmasını 6.8 saniyede tamamlarken 240km/saat maksimum hıza çıkabiliyordu. Bu performansı ile üretildiği dönemin en hızlı E Segmenti modellerinden birisi olmayı da başarmıştı. Oldukça lüks bir kabine ve özel ahşap kaplama detaylara sahip olan araç sahip olduğu kişilere lüksü Ferrari motor sesi ile beraber yaşatabilen oldukça özel bir modeldi. Ayrıca Ferrari kırmızısı rengi ile sesin verdiği his görsel olarak da yaşanabiliyordu. Motor kaputu açıldığında motorun üstündeki Ferrari yazısı ise görenleri mest etmeye fazlasıyla yetiyordu. 
Lancia Thema 8.32
AUDI 80 S2

Günümüzde hala güçlü sedan ve station geleneğini başarılı bir şekilde devam ettiren Audi, hem S hem de daha güçlü RS modelleri ile birçok kişinin hayallerini süslüyor. Audi S yani Sport geleneği ise 1990 yılında tanıtılan S2 modeliyle başlamıştı. Bu modeli ilk olarak Coupe kasa formuna sahip olsa da daha sonra S2 Sedan versiyonu da seriye eklenmişti. Ayrıca bir üst sınıfta yer alan sedan kasa Audi 100 bazlı Audi S4'de bu modelden hemen sonra aynı motor ile satışa sunulmuştu.

90'lı yılların en unutulmaz 7 sportif otomobil modeli

1990-1992 yılları arasında üretilen modelde 2.2lt sıralı 5 silindirli turbo-benzin 220ps güce ve 309nm torka sahip 20 supablı bir motor bulunuyordu. Bu motor 1992 yılı sonunda güncellendi ve turbo basıncının 0.82 bardan 1.15 bara çıkarılmasıyla 230ps güce ve 350nm torka sahip oldu. Güç ve tork artışı sonucunda 6.1 saniye olan 0-100km hızlanması 5.9 saniyeye ve maksimum hız da 248km/saate yükseldi. 

Performanslı Station; Audi RS2

Modelin en önemli özelliği ise bu tip araçlar yapmakta başarılı olacağını gören Audi'nin çok daha güçlü ve zamanının en iyi performanslarından birisine sahip RS2 modelini Porsche'nin de destekleri ile ortaya çıkarmasıydı. Ayrıca bu sayede S versiyonun daha güçlü ve özeli olan RS versiyonu da ortaya çıkmış oldu. 


Volvo 850R

1991 yılında üretimi başlayan ve 1992 model olarak satılmaya başlanan 850 modeli, tanıtıldığı 1991 yılında sunduğu bazı teknik özelliklerle de adından bahsettirmeyi başarmıştı. 4 noktadan bağlantılı arka aks, yeni sıralı 5 silindirli motorlar, özel emniyet kemeri sistemi ve en önemlisi de kazalarda yan koruma sağlayan güçlendirilmiş darbe emebilen kapılar ve B sütunları (SIPS - Side Impact Protection System) sayesinde yeniliklerin sadece aracın tasarımında olmadığını göstermişti. Volvo patentli yeni güvenlik donanımları da markanın sağlamlık ve güvenirlilik konularında olan ününü daha da pekiştirdi.


Diğer taraftan adından en çok söz ettirecek versiyon 1995 yılında 2.3lt hacminde motora sahip Porsche tarafından da desteklenmiş olan 850 T5R modeli ile ortaya çıktı. Farklı versiyonları olan bu motorun VVT yani değişken supap zamanlamasına sahip olan bir versiyonu 246ps güce ve 340nm torka sahipti. Motoru, şanzımanı ve yürüyen aksamı Porsche'nin yardımları ile geliştirilen B850 T5R modelinin koltukları ve bazı iç aksamları da Alman markanın elinden geçmişti. 0-100km hızlanmasını yaklaşık 7 saniyede tamamlayabilen model maksimum 250km/saat hıza da ulaşabiliyordu.

Porsche destekli 7 otomobil modeli

1996 yılında ise Volvo bu üst düzey performansa sahip araçtan T5 kısaltmasını attı ve 850R modelini satışa sundu. T5R bazlı olan bu araçta Torsen sınırlı kaymalı diferansiyel, daha dayanıklı 5 ileri viskoz kaplinli manuel şanzıman, daha büyük turbo, yeniden tasarlanan turbo manifoldu ve intercooler bulunuyordu. İyileştirmeler sayesinde 850R modeli 258ps güç ve 350nm tork üretebilir hale gelmişti. Tüm bu eklentiler sayesinde 0-100km hızlanması 6.5 saniye civarında gerçekleşirken maksimum hız da 254km/saate ulaşmıştı.

Volvo 850R Sedan
Mercedes-Benz E500 (500E) 

1990-1995 yılları arasında üretilen E serisinin performans modeli 500E, Porsche'nin Rossle Bau tesislerinde elde üretiliyordu ve bir adet aracın üretilmesi 18 günü buluyordu. 1994 yılından itibaren model makyajlandı ve ismi E500 olarak değişti. Her iki modelden 5 yılda toplam 10479 adet üretildi. Kaputun altında bulunan 5.0lt  V8 32 supap 326ps güce ve 480nm torka sahip olan motor sayesinde araç 0-100km hızlanmasını 6.1 saniyede tamamlarken 260km/saat maksimum hıza çıkabiliyordu.

Efsane olmuş 7 Mercedes jantı

Standart bir W124 E Serisi modele göre çamurluklarının daha geniş ve yüksekliğin daha alçak olması dışında çok fazla farkı olmaması onu oldukça mütevazi gösteriyordu ve bu nedenle bir çok kişi tarafından ismi "kuzu postuna bürünmüş kurt" olarak anılıyordu. Modelin çok özel bir de AMG versiyonu mevcuttu. E60 AMG Limited isimli versiyonun motoru 6.0 litre hacmindeydi ve 381ps güç üretebiliyordu. Bu model 0-100km hızlanmasını 5.2 saniyede tamamlıyordu.

Atmosferik motoru bırakan 6 spor otomobil modeli

Mercedes E500
Ford Sierra RS Cosworth

1980'li yılların en ünlü ralli araçlarından birisi de şüphesiz NB yani NotchBack kasa tasarımına sahip olan Ford Sierra RS Cosworth modeli olmuştur. Bu aracın daha farklı tasarıma sahip, caddeler için uyarlanan bir Sedan modeli ise 1990 yılında üretilmeye başlanmıştı. Konforlu ve rahat yapısı ile bilinen 3. jenerasyon Sierra modelinde Sedan kasa tipi de mevcuttu ve bu aracın güçlü bir motor ile oldukça ilgi göreceği düşünülüyordu.


Bu doğrultuda modelde Cosworth destekli 2.0lt turbo-benzin 220ps güce ve 290nm torka sahip motor kullanıldı. Motorun gücü 4 tekerleğe 5 ileri manuel şanzıman ile aktarılıyordu. Güçlü turbo motor ve başarılı aktarım sistemi sayesinde 1300kg ağırlığına sahip olan araç 0-100km hızlanmasını 5.8 saniyede tamamlarken 230km/saat maksimum hıza çıkabiliyordu. Modelin üretimi ise 1992 yılında son buldu ve yerini Mondeo modeline bıraktı.

Ford Sieera Cosworth
Opel Lotus Omega 

1990-1992 yılları arasında üretilen Lotus Omega, gerçek anlamda yarışçı özelliklere sahip olabilmesi için bu başarılı atmosferik motor geçmişi çok önemli başarılar ile dolu olan İngiliz Lotus firmasına teslim edildi. Lotus ilk olarak motorun strokunu (silindir boyu) arttırarak motor hacmini 3.0lt'den 3.6lt'ye yükseltti. Daha sonra ise her biri 3 silindiri kapsayacak şekilde 2 adet Garett marka eşit büyüklükte paralel turbo besleme sistemi motora eklendi. Turboların bastığı havayı 120C dereceden 60C dereceye soğutabilmek için ise intercooler kullanıldı.

Atmosferik motoru bırakan 6 spor otomobil modeli

Ayrıca sıkıştırma oranı yükseltilen motorun yakıt püskürtme sistemi de performans amaçlı olarak tamamen yenilendi. Artan basınca dayanabilmesi için de motor bloğu güçlendirildi, forged pistonlar ve krank mili kullanıldı, piston (biyel) kolları ise orijinal Lotus üretimi olanlar ile değiştirildi. Araçta bulunan ZF üretimi 6 ileri ZF şanzıman ise Chevrolet Corvette ZR-1 modelinde de kullanıyordu ve motor gücünü arka tekerleklere aktartıyordu. Eklenen sınırlı kaymalı diferansiyelin yol tutuşa çok büyük faydası vardı.


Yapılan tüm çalışmalar ve yenilikler sonucunda ortaya 382ps gücünde 568nm torka sahip bir canavar ortaya çıkmış oldu. 1663kg ağırlığındaki aracın sahip olduğu ton başına 230ps güç oranı dönemi için mükemmel bir değerdi. Bu güçlü ve sıra dışı motor sayesinde Opel Lotus Omega 0-100km hızlanmasını 5.2 saniyede, 0-160km hızlanmasını ise 11.1 saniyede tamamlayabiliyor ve maksimum 285km/saat hıza çıkabiliyordu. Ayrıca uygun şartlar altında 300km/saat hızı da görebilirdi. Aşağıdaki videoda bu araç ile yapılmış bir hız denemesini izleyebilirsiniz. 

Lotus Omega

İlgili Konular

volvo 5338016410200542863

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item