Araba mı? Motosiklet mi?

Normal şartlar altında bu sitenin yazarları, sitenin adından da anlaşılabileceği üzere, sekiz silindir tutkunlarıdır. Sekiz silindirin a...

Normal şartlar altında bu sitenin yazarları, sitenin adından da anlaşılabileceği üzere, sekiz silindir tutkunlarıdır. Sekiz silindirin altındaysak ona çıkmaya, üstündeysek ona inmeye meyilliyizdir. Her ne kadar günümüzde sekiz silindirli bir otomobil sahibi olmak ejderha beslemeye benzese de, bizler sekiz silindirin bize fısıldadıklarını duyabilen insanlar olmaya devam edeceğiz. Ancak bir istisna olarak ilk defa dört silindirin bile altına düştük. Hatta öyle ki, iki de lastik eksilttik. Anlayacağınız artık motosikletler (özellikle cruiser) üzerine de bazı deneyimler elde ediyor/edeceğiz ve bunları sizinle paylaşacağız. Kullandığımız motosiklet ise Yamaha XVS 650 Dragstar Classic ve Sport modelleri.
Yamaha XVS 650 Dragstar Sport
Öncelikle bu yazıda ele alacağımız konular bazı basit karşılaştırmalardan ibaret. Ancak şunu belirtmekte fayda var, bu yazıda yapılan tespit ve gözlemlerin bir otomobil sevdalısı tarafından yapılan tamamen kişisel tespit ve gözlemler olduğunu unutmayın. O sebeple görüşlerin tarafgir olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak yine de belirli konularda çoğunluk okuyucumuz fikirlerimize/tespitlerimize katılacaktır diye umuyoruz. 

Özgürlük

İlk olarak değinmek istediğimiz nokta özgürlük. Bu noktada konuyu açmakta fayda var elbette. Çünkü bir araç sizi özgürleştiremez. Ancak özgür olduğunuzu hissettirebilir. Bunu hissetmenize yardımcı olabilir. Motosikletlerin bu konuda otomobillerden daha iyi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Çünkü motosikletler bir çimin üzerine ayaklarınızla basıyormuşsunuz hissi veriyor. Ayaklarınız tamamen çıplak. Rüzgarla temas ediyorsunuz. Hızlandığınızda önünüzde sizi rüzgardan vb. den koruyan bir ön camınız yok. (Yazarlar her türlü güvenlik önlemini almaktadır.) Havayı vücudunuzla karşılıyorsunuz ve hızlandıkça vücudunuzla karşıladığınız rüzgar kuvvetleniyor. Güneş sizi ısıtıyor ya da soğuk üşütüyor. Yani daha savunmasız ve daha açıksınız her şeye.

Otomobilde bu hissi alamıyorsunuz. Çünkü daha korunaklı ve sizi saran bir yapısı var. Önünüzde koskoca bir cam, sağınızda solunuzda. Ya da üstünüzde koskocaman bir tavan, sizi soluduğunuz havadan ayıran. Yani anlayacağınızı konu hissetmek olduğunda motorunuz size daha iyi hissettirebiliyor. Bunun yanında motosikletinizle toplu ulaşıma katkı da bulunmanız, en azından bir otomobilin yaptığı kadar, çok mümkün olmayacaktır. Çoğu kimse motosikletin güvensiz olduğunu düşündüğünden sizinle yolculuk etmeyi tercih etmez. Otomobilde olduğunuzdan çok daha fazla yalnız seyahat etme fırsatınız olur. Yani yalnız kalmak/kalabilmek için de iyi bir fırsattır.


Tatmin

Tatmin konusuna da değinmekte fayda var. Bu konu da motosikletlerin üstünlük sağlayabildikleri konulardan bir diğeri. Aslında nedeni basit. Çünkü daha önce dediğimiz gibi bir sekiz silindir satın almak ve beslemek gerçekten zor günümüzde. Bir cruiser, V dizilimli iki silindiriyle size bir sekiz silindirin keyfini (sesini) çok daha düşük fiyat ve bakım maliyetiyle yaşatabilir. Ancak bunu yaşayabilmek için motosikletlerden keyif alan biri olmanız gerekmektedir elbette.


Fonksiyonellik

Değinmek istediğimiz üçüncü konu fonksiyonellik. Fonksiyonellik başlığını açtığımız için, bundan kastın ne olduğunu da tanımlamak gerekmektedir. Otomobiller ve aynı şekilde motosikletle ulaşım/ulaştırma maksadıyla üretilen taşıtlardır. Bu noktada otomobillerin açık ara bir üstünlüğü olduğunu söylemek gayet doğaldır ve bir o kadar da doğrudur. Çünkü dört tekerin yapabildiğini iki tekerden de beklemek doğru değildir. Aslında bir bakıma haksızlık da barındırır içinde. Ancak sonuç olarak ortada bir realite var. Motorlar otomobillerin yaptığını yapmak konusunda yeterli değiller. Ev alışverişinizi motorunuzla yapabilirsiniz ama otomobilinizle yaptığınız kadar rahat olamayacaksınız. Ya da kalabalık bir grupta ulaşım problemini çözmeniz çok muhtemel olamayacaktır. En fazla bir kişiyi artçı olarak arkanıza alabilirsiniz. Fazlasını motosikletinizle taşımanız güvenli olmayacaktır. Hiç birimiz akşam ana haber bülteninde kendimizi o halde görmek istemeyiz sanırım. Bunların yanında kötü ve yağışlı havalarda da motosikletinizle sürüş yapabilmeniz için gerekli önlemleri almış olmanız gerekmektedir. Hatta bazen ıslanmaya da alışmalısınız.


Güvenlik

Dördüncü konuda bu karşılaştırmanın aslında en önemlilerinden biri olan güvenlikten bahsetmek istiyoruz. Bu konuda herkes hemfikirdir sanırım. Ancak yine de üzerinde durmakta fayda var. Motosikletler elbette otomobiller kadar güvenli değiller. Gerekli tüm önemleri alsak bile bir otomobilde olduğumuz kadar güvende olamayabiliriz. (burada otomobil olarak bahsedilenlerden kasıt optimal güvenlik önlemlerine sahip araçlardır.) Çünkü daha önce de bahsettiğimiz gibi otomobilin sizi saran bir gövdesi bulunmaktadır. Motosiklette ise kaporta vücudunuzdur. Korunaklı bir dört teker üzerinde yolculuk etmek havayla temas ettiğiniz iki tekerlekten birçok durumda daha üstün koruma sağlayacaktır. Tabi ki her şartta otomobilde daha güvendesiniz demek doğru değildir. Ancak risk açısından baktığımızda motosikletin daha yüksek risk barındırdığını söylemek yanlış olmayacaktır. (Yeri gelmişken söylemekte fayda var. Hem otomobille yapacağınız yolculuklarda hem de motosiklet yapacaklarınızda lütfen gerekli önlemleri almayı unutmayınız.)

Güvenlik konusu altında bir de “trafikte durum nedir?” karşılaştırması yapmak gerekmektedir kanımızca. Çünkü bu iki trafik unsurunun trafikteki algısı gayet farklıdır. Öncelikle şunu söylemek yanlış olmayacaktır. Türkiye’de trafikte birçok kişi motosikletlileri, otomobillerin olduğu gibi, trafiğin bir unsuru olarak görmemektedir. Bu sebeple motosikletli kişi herhangi bir şeritten ilerlerken, otomobil sahipleri bulunduğu şeride girip, motosiklet sahibini kenara itmek suretiyle geçebilmektedir. Yani birçok otomobil kullanıcısının gözünde motosikletler kenardan gitmelidir. Bu yanlış bir algıdır ve motosikletler de en az otomobiller kadar trafiğin bir unsurudur. Ancak burada hatalar elbette karşılıklıdır. Motosiklet kullanıcıları da çoğu zaman trafiğin bir unsuru olduğunu unutup otomobillerin arasından geçiş/sollama yapıyor veya trafik sıkıştığında emniyet şeridinden (bunu otomobiller de yapıyor tabi ki) yoluna devam edebiliyor. Bu tip ihlaller her iki taraf için de tehlike barındırmakta ve trafiğin işleyişine engel olmaktadır.


Masraf

Beşinci konuda masraflar üzerinde durmak istiyoruz. Tabi ki araçtan araca ve kullanandan kullanana farklılıklar ihtiva eden bir konudur. Ancak genel olarak şu tespiti yapmak yanlış olmayacaktır. Genel olarak motosikletler otomobillerden daha az masraflıdır. Bakım masraflarının yanında vergileri de, motor hacminin otomobillere kıyasla daha düşük olmasından sebep, daha hesaplıdır. Yakıt masrafları da aynı sebepten dolayı otomobillere oranla genel olarak daha düşüktür. Ancak otomobilde yakıt masrafınızda değişiklik yapmak istiyorsanız dizel ya da lpg gibi seçeneklere yönelme şansınız bulunmaktadır. Bilindiği gibi motosiklette bunu yapmanız mümkün değildir. Motosikletlerin de otomobillerden farklı olarak başlangıç esnasında ve sonrasında (yıpranmadan dolayı) düzenli olarak yapılan bazı masrafları bulunmaktadır. Sürüş esnasında sizi tehlikeler karşı koruması amacıyla kaliteli bir kask, mont, eldiven ve dizlik-dirseklik gibi ekipmanlar da güvenli sürüş için olmazsa olmazlar arasındadır. Sizi hayata tutunduracak olan bu ekipmanlar biraz pahalı olabilir.


SONUÇ

Sonuç olarak kullandığınız araçtan keyif alan biriyseniz her iki araçta da keyfinize ve tercihlerinize uygun noktalar bulabilirsiniz. Her iki aracın da duymak isteyenler için ruhunuza söylediği şarkılar var. Ancak dediğimiz gibi bunlar siz duyabilirseniz anlamlı oluyor. Eğer duyamıyorsanız o araca yalnızca bir ulaşım aracı olarak bakmanız muhtemeldir.

Son söz:

İkisini de deneyin. Taraf seçmek zorunda değilsiniz. İkisine de sahip olabilirsiniz.

sekizsilindir.com Yazarı
Tunç İnce

İlgili Konular

Genel 7314789482119621948

Yorum Gönder Yorumlar

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item