Otonom sürüş iş makinalarını nasıl etkileyecek?

Otonom yani sürücü olmadan yol alabilme sistemleri artık günümüzde bazı lüks ve pahalı araçlarda kullanılmaya başlandı. Tam otonom sayılm...

Otonom yani sürücü olmadan yol alabilme sistemleri artık günümüzde bazı lüks ve pahalı araçlarda kullanılmaya başlandı. Tam otonom sayılmasa da yarı otonom özellikleri ile dikkat çeken bu araçlar yaptıkları bazı kazalar ile de gündemde kalmayı başarıyor. Ancak bir şeyleri başarabilmek için de başlangıcın olması gerekiyor ve bu yolda bazı sorunların da olması gayet doğal. Diğer taraftan biz sürücüsüz otomobiller ve kamyonları konuşaduralım artık yarı ve tam otonom sürüş iş makinalarında da denenmeye başlandı.

Case, Iveco, Steyr, Magirus ve New Holland gibi önemli iş ve tarım makinası markalarının sahibi olan İtalyan CNH Endüstri tarafından tanıtılan yeni bir konsept traktör adeta ağızları açık bırakacak cinsten. Dev yapısı ve kabinsiz görüntüsü ile geleceğin konsept otomobil modellerine alışan bizler için adeta farklı bir tat oldu diyebiliriz. 8 adet dev tekeri, tablet, bilgisayar ve telefondan bile kontrol edilebilir özellikleri ile gerçekten de etkileyici özelliklere sahip olan bu traktör geniş tarım arazilerinin sürücüsüz ve çok hızlı bir şekilde işlenebilmesini sağlayabilir.

Diğer taraftan  yukarıdaki videoda bahsettiğimiz sürücüsüz kırımızı traktörün yanında bir de mavi renk ve kabinli traktör bulunuyor. Yarı-otonom özelliklere sahip olan ve istenildiği zaman sürücü tarafından kontrol edilebilen bu traktörün bazı sürüş özellikleri otomatiğe bağlanabiliyor ve sürücü istediği zaman kontrolü ele alabiliyor. Aynen günümüzün bazı pahalı otomobillerinde yer alan yarı-otonom sistemlerinde olduğu gibi.

Tam otonom kabinsiz kırmızı renkli Case traktöre dönecek olursak; aracın tüm hareketlerinin GPS vasıtasıyla uydudan eş zamanlı olarak takip edilebildiğini görüyoruz. Sürücüsüz traktörü kontrol eden kişi aracın tüm ayarlarını akıllı cihaza yüklü bir programdan istediği şekilde yapabilirken araçta bulunan çeşitli kameralardan çevrede neler olup bittiğini de görebiliyor. Ayrıca sürücüsüz traktör kendi başına komut verilen koordinatlara dönebiliyor ve bunu yaparken de çeşitli sensörleri sayesinde karşısına çıkan çeşitli canlı ve taşıtlara yol önceliğini verebiliyor. 

Araçların çalışma verimini arttıran bir diğer özellik ise farklı tipteki otonom veya yarı-otonom makinaların birbirleri ile uyum içerisinde çalışabilmesi olarak gösterilebilir. Bu sayede iş yükü azaltılabiliyor ve insan görme yetisinin azaldığı gece bile kusursuz bir koordinasyon içinde çalışma zaman kısıtlaması olmadan yapılabiliyor. 

Diğer taraftan bu sistem daha zor olsa da inşaat sektöründe de geniş bir şekilde kullanılabilir. Zaten bazı dozer modellerinde, önceden teodolit ile alınan yükseklik ölçüleri iş makinasına gönderiliyor ve dozer operatörü sadece sürüşü gerçekleştiriyor. Dozer bıçağının ayarını ise sistem otomatik olarak girilen veriler eşliğinde gerçekleştiriyor. Bu da hataların azalmasını sağlayarak maliyetleri düşürüyor.

Sonuç olarak tam otonom sürüşün tarım sektöründe planlanıyor olması gerçekten de çok önemli bir gelişme ve bu teknolojinin inşaat sahalarında yaygınlaşmaması için de hiçbir sebep bulunmuyor. Daha karmaşık sürüş ve kullanım şartlarının olduğu hafriyat ve inşaat sektöründe otonom yapıya geçiş, tarım sektörü vasıtasıyla daha kusursuz bir şekilde gerçekleşebilir. Zaten yük taşımacılığında da otonom sürüş uzun bir zamandır deneniyor ve Mercedes bu konuda büyük mesafe katetti. 

Öyle görünüyor ki otomobillerde otonom sürüş yaygınlaşırken diğer sektörler de boş durmayacak ve bir süre bu tip araçları iş makinalarında da göreceğiz. Çok hızlı bir şekilde olmasa da orta vadede (10-15 yıl) bu tekonlojinin yaygınlaşacağını düşünüyoruz. Bu durum insana olan ihtiyacı azaltarak çalışma verimini ve süre kullanımını önemli miktarda iyileştirebilir. 














İlgili Konular

otonom sürüş 1123318689928313353

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item