Fiat Coupe; Halk Ferrari'si

Bazı otomobiller vardır görünümü sahip olduğu performanstan çok daha büyük performans beklentisi yaratabilir. Bize göre bu otomobillerde...

Bazı otomobiller vardır görünümü sahip olduğu performanstan çok daha büyük performans beklentisi yaratabilir. Bize göre bu otomobillerden birisi de Fiat'ın son 25 yılda ürettiği en ilginç ve dikkat çekici ayrıca ülkemizde de bir dönem satılmış ve görünümü ile büyük beğeni toplamış olan Halk Ferrari'si olarak da adlandırılan Coupe modelidir. Oldukça performanslı motorlara da sahip olsa modelin görünümü her zaman performansının önünde gitmiştir. 


Fiat markası özellikle ülkemizde uygun fiyatlı ve standart tipteki araçları ile biliniyor olsa da önemli bir Coupe ve Cabrio kasa geçmişine sahiptir. 1940'lı yıllara dayanan bu gelenek günümüzde Mazda MX-5 bazlı Fiat 124 Spider modeli ile devam etmektedir. Kısacası 70 yılın üzerinde bir zamanda Fiat, oldukça önemli ve başarılı Coupe ve Cabrio kasa tipindeki araçları ile birçok insanın takdirini ve hayranlığını kazanmıştır ve ülkemizde bilindiğinden daha önemli bir yere sahiptir. Fiat'ın Coupe ve Cabrio modellerinden geçmiş dönemlerde çok daha performanslı ve dikkat çekici olanları tasarlanmış ve üretilmiş olsa da 1990 yılında bir prototip model ile ilk temelleri atılan Coupe modeli gerçekten de Fiat'ın yakın geçmişte ortaya çıkarttığı en dikkat çekici modeldir diye düşünüyoruz. 

Geçmiş dönem Fiat Coupe modelleri
Modelin dış tasarımında ise özellikle BMW hayranlarının yakından tanıdığı Amerikalı tasarımcı Chris Bangle imzası bulunuyordu. Birçok kişi tarafından yadırganan BMW'nin sev ya da nefret et tasarımları E90 3 Serisi, E60 5 Serisi ve E65 7 Serisi projelerinde baş rol oynayan tasarımcı, aynı dönemin 1 Serisi, 6 Serisi, X3 ve X5 modellerini tasarlayan ekibin de başında bulunmuştur. Chris Bangle'ın BMW macerasını 2 cümle ile açıklamamızın nedeni ise ne kadar farklı ve sıra dışı bir tasarım anlayışına sahip olduğunu göstermektir. Bu anlayış Fiat Coupe'de fazlasıyla karşımıza çıkmıştır.

Ford Escort RS Cosworth; Rallilerin caddeye yansıması

BMW'de çalışmaya başlamadan önce 1985-1992 yılları arasında Fiat'da görev alan Chris Bangle, Coupe'nin dış tasarımından sorumlu olan bir ekibin başındaydı ve daha sonraları BMW'de göstereceği aykırı tasarım anlayışını Fiat Coupe modeli ile göstermeye hazırlanıyordu. 1990 yılında bir prototipi hazırlanan modelin 1993 yılında üretilmeye başlanan versiyonu çok önemli ve dikkat çekici detaylar barındırıyordu. Geçmiş dönemin Fiat Coupe modellerine atıfta bulunan metal depo kapağı, Fiat'ın kardeş markası Ferrari modellerinde de bulunan yuvarlak arka stoplar, bir diğer halk Ferrari'si olarak anılan 1968 model Dino ile aynı motoru taşıyan Fiat Dino'nun bazı tasarım detayları Fiat Coupe'ye fazlasıyla uyarlanmıştı. Kısacası modelde hem Fiat'ın başarılı Coupe geçmişi hem de bazı Ferrari modellerinin detayları bulunuyordu ve satılmaya başlandıktan sonra da bir çok kişi tarafından bu sebeplerden dolayı "Halk Ferrari'si" olarak anılmaya başlandı.

Üstte Fiat Dino Spyder altta Ferrari F355 Berlinetta
Kokpit ise Fiat'ın geçmiş dönem Coupe ve Cabrio modellerinin bazılarında beraber çalıştığı ünlü İtalyan tasarım ve araç üretim firması Pininfarina tarafından tasarlanmıştı. Kokpitin ortasını boydan boya kalın bir şerit halinde geçen ve gövde rengi ile aynı olan metal kaplama aracın sportifliğini önemli miktarda arttırdığı gibi sıradanlığı ve can sıkıcı plastik görünümü başarılı bir şekilde makyajlıyordu. Ayrıca göstergelerin ve kumandaların yuvarlak yapısı ile Recaro spor koltuklar sportif vurguyu bir üst seviyeye taşıyordu. Kısacası aracın tasarımı gerek dışında gerekse de içinde her türlü sportifliği barındırıyordu. 

Fiat Coupe kokpit
Aracın tekniğinde ise Fiat ile beraber bir diğer kardeş firma olan Lancia'nın da etkisi bulunuyordu. Ülkemizde de oldukça iyi bilinen Fiat Tipo platformu üzerinde yükselen model çok farklı motor seçeneklerine sahipti. Üretimi boyunca üstten çift eksantrikli (DOHC) motorlarla sunulan Coupe'de ilk olarak efsane HB ve ralli aracı Lancia Integrale modelinde de kullanılan 2.0lt 4 silindir 16V atmosferik-benzin 140ps ve aynı motorun turbo versiyonu 190ps gücünde motorlar kullanıldı. Turbo versiyona sahip versiyon 0-100km/saat hızlanmasını 7.5 saniyede tamamlarken 225km/saat maksimum hıza çıkabiliyordu. Atmosferik versiyon ise 100km/saat hıza 9.2 saniyede çıkarken 208km/saat maksimum hıza sahipti.

Lancia Delta HF Integrale, Unutulmaz ateşli HB

1996 yılında ise modelde hafif değişiklikler yapıldı ve bunun yanında motor seçeneklerinde önemli değişikliklere gidildi. 2.0lt 16V motor yerine 1.8lt 16V motor seçeneği sunulmaya başlandı. 131ps güce sahip bu motorun performans verileri 2.0lt 16V motor ile hemen hemen aynıydı. Diğer taraftan yeni sunulmaya başlanan sıralı 5 silindirli 2.0lt 20V atmosferik ve turbo motorlar oldukça dikkat çekiciydi. Bu motorun atmosferik olan versiyonu 147ps güce sahipken 0-100km/saat hızlanmasını 8.9 saniyede tamamlıyor ve 212km/saat maksimum hıza ulaşabiliyordu. Ayrıca 1998 yılında bu motora değişken manifold sistemi entegre edildi ve güç de bu sayede 154ps'e çıktı. 0-100km/saat hızlanma değeri 8.4 saniyeye düşerken maksimum hız 217km/saat'e çıktı.

90'ların en ateşli 8 Hatchback otomobil modeli

Tüm bu motorların yanında aracın üretimi boyunca görünümüne en çok yakışan motor diğer yeni motorlar gibi 1996 yılında tanıtılmıştı. Sıralı 5 silindirli 2.0lt 20V motorun turbo versiyonu 220ps güce sahipti. Yaklaşık 1300km ağırlığa sahip olan model 0-100km/saat hızlanmasını 6.3 saniyede tamamlarken 240km/saat maksimum hıza çıkabiliyordu.Ayrıca hem bu motora sahip modelde hem de yerine geçtiği 4 silindir 2.0lt turbo motora sahip modelde Viscodrive adında sınırlı kaymalı diferansiyel bulunuyordu ve bu sayede önden çekişli aracın yüksek güç ve tork nedeniyle önden kayması (Understeer) azaltılabiliyordu.  Önde ve arkada bulunan tam bağımsız süspansiyon sistemi sayesinde ise yol tutuş özellikleri daha da iyileşiyordu. Öyle ki aracı test eden otomotiv yazarları mükemmel yol tutuş özelliklerini övmeden geçmiyorlardı.

Fiat Coupe Turbo LE
1998 yılında yapılan yenilikler ile beraber bir de özel versiyon olan Coupe LE (Limited Edition) satışa sunuldu. Bu özel modelin motor gücünde bir değişiklik yoktu ve sıralı 5 silindirli 2.0lt 20V 220ps gücündeki motora sahipti. Ancak 5 ileri manuel şanzıman yerine 6 ileri manuel şanzımana sahipti ve bu sayede 250km/saat maksimum hıza çıkabiliyordu. Ayrıca kırmızı renkli Brembo marka fren kaliperlerine, özel bir gövde kitine, motor çalıştırma düğmesine, güçlendirilmiş daha rijit bir gövdeye, daha iyi destek sunan deri kaplamalı farklı Recaro koltuklara sahipti. 300 adet olarak hedeflenen üretim yoğun talep nedeniyle 1400 adet olarak tamamlandı. Ünlü Ferrari pilotu  Michael Schumacher'in de ilk üretilen, gri renkli 0001 numaralı Fiat Coupe Turbo LE'nin ilk sahibi olduğu söylentiler arasında bulunuyor.

Duramayan erkek kedi; Rover 220 Coupe Turbo

1993-2000 yılları arasında Pininfarina'nın İtalya/Turin'de bulunan tesislerinde üretilen Fiat Coupe'nin çarpıcı özelliklerinden birisi de elde üretiliyor olmasıydı. Günde yaklaşık olarak 80 adet Fiat Coupe üretiliyordu ve 7 yılda 70.000 adetin biraz üstünde Fiat Coupe üretimi gerçekleşti. Gerek tasarımı, gerek teknik özellikleri, gerek üretim adetleri gerekse de elde üretilen bir model olduğu düşünüldüğünde Fiat Coupe'nin orta vadede değerli bir klasik araç olacağını söylemek hiç de zor değil. Hele ki 5 silindirli turbo motora sahip iyi muhafaza edilmiş araçların ciddi anlamda değer kazanacağını tahmin etmek çok zor olmayacaktır. Bu derece sportif özelliklere sahip bir aracın 1993 yılından beri üzerinden 23 yıl bile geçmiş olsa hala tazeliğini koruduğunu söylemek de hiç zor değil.



































İlgili Konular

KLASİK 4388787355286760952

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item