Emisyon savaşlarında 2. bölüm başladı

2015 yılı yaz ayları sonunda A.B.D'de patlak veren ve VW'ni 2.0lt ve 3.0lt dizel motora sahip araçlarında emisyon değerlerinin bi...

2015 yılı yaz ayları sonunda A.B.D'de patlak veren ve VW'ni 2.0lt ve 3.0lt dizel motora sahip araçlarında emisyon değerlerinin bir hile programı vasıtasıyla düşük gösterildiğinin anlaşıldığı skandal üzerinden neredeyse 1.5 yıl geçti ve bu süreçte VW, dünyanın çeşitli ülkelerinde soruşturmalara maruz kaldı ve de cezalar yedi. VW'in karşısına çıkacak toplam faturanın 120 milyar doları aşabileceği tahmin ediliyor. Öyle ki A.B.D'de satmış olduğu 2.0lt ve 3.0lt dizel motora sahip araçları sahiplerinden satın aldıkları fiyata geri alma opsiyonu ile A.B.D devleti ile anlaşma sağlandı.

VW, A.B.D'de geri almak zorunda kaldığı araçları ne yapacak?


Diğer taraftan geçtiğimiz günlerde A.B.D'de; VW'nin bu ülkedeki emisyon konularından sorumlu müdürü olan Oliver Schmidt "Emisyon sorununu bilerek araç satılmasına göz yummak ve A.B.D'yi dolandırmaya çalışmak" suçlamasıyla FBI tarafından tutuklandı. Daha fazla tutuklanma olabilme ihtimaline karşılık da VW Genel Merkezi kritik mevkideki çalışanlarına A.B.D'ye gitmeme konusunda önemli bir uyarı yaptı. Kısacası daha 1 hafta önceye kadar A.B.D ve VW anlaştı derken bu tutuklamanın gelmiş olması VW'in işin içinden sadece para feda ederek ayrılamayacağını gösteriyor.

Diğer taraftan A.B.D Devleti bünyesinde faaliyet gösteren ve VW'in emisyon hilesini ortaya çıkaran EPA (Environmental Protection Agency) yani Çevre Koruma Kurumu geçtiğimiz Perşembe günü oldukça ilginç bir manevra ile bu sefer de FCA yani Fiat-Chrsyler Grubu'na dahil olan bazı modellerde emisyon değerlerini yanıltan hile programları bulunduğunu açıklandı. Bu iddiayı FCA'nın en tepedeki yöneticisi Sergio Marchionne reddetse de, EPA 2014-2016 yılları arasında satılan 3.0lt dizel motora sahip Grand Cherokee ve Dodge Ram 1500 modellerinin 104.000 adetinin bu durumdan etkilendiğini belirtiyor. Bu önemli iddia kanıtlanırsa; öyle ki VW emisyon skandalı da aynen bu şekilde patlak vermişti, FCA Grubu'na yaklaşık 4.6 milyar dolara mal olabilecek. Etkilenen araç sayısı VW'in 6'da 1'i olsa da bu tip bir olayın büyümesi halinde dünyanın diğer ülkelerinde satılan farklı modellere de sıçrama ihtimali olabilir diye düşünüyoruz. 

Hatırlanacak olursa Almanya Devleti de geçtiğimiz yıl FCA Grubu'nu Fiat 500X, Fiat Doblo ve Jeep Renegade'de kullandığı motorlarda emisyon hilesi yaptığı konusunda suçlamıştı. Başlangıçta tipik bir öc alma gibi görünen bu hareket geçtiğimiz günlerde FCA'nın yukarıda bahsettiğimiz nedenlerle suçlanmasıyla daha da bir anlam kazandı diyebiliriz. Her ne kadar bahsi geçen motor ve modeller tamamen farklı olsa da işin çapı FCA için oldukça genişlemiş gibi görünüyor. Fiat'ın ciddi bir dizel motor üreticisi olduğu, 1.3lt ve 1.6lt dizel motorları ile özellikle Avrupa'da ciddi oranda satış yaptığı düşünülürse işler çok daha fazla birbirine girebilir.

Emisyon skandalı dizel motorların sonunu getirebilir

Bu arada Fransa Devleti'de yine geçtiğimiz günlerde daha önce başlattığı bir araştırma doğrultusunda Renault'un emisyon hilesi yaptığına dair bir soruşturma başlattı. Benzer bir şekilde Almanya Devleti'de VW'e karşı sert bir soruşturmayı halen devam ettiriyor. Kısacası birçok ülke kendi evlatlarını ve buna neden olduğunu düşündüğü diğer markaları acımasız bir şekilde sıkıştırıyor gibi görünüyor. Bu durum markaların ait olduğu ülkeler için gösteriş midir yoksa gerçekten de dürüstlük adına mı yapıyor tam bilemiyoruz ancak bir şeylerin fitilinin ateşlenmiş olması da bize göre oldukça iyi bir durum. Sonuçta bahsettiğimiz ülkeler çok okuyan, değerlendiren ve tepkisini bu yönde verebilen kalabalık bir kamuoyuna sahip. Bu da ortaya atılan bir kötü bir şeyim kapatılamayacağı anlamına geliyor diyebiliriz. Nasıl ki VW Grubu yaptığı hileyi kabul ederek elini taşın altına koymak zorunda kaldı ve kendi ülkesi bile böyle bir durumu affetmedi; Amerikan ve Fransız kamuoyu da benzer bir şekilde hareket edecektir diye düşünüyoruz. Bu da gerek FCA Grubu'nun gerekse de Renault'un iddialarda en ufak bir gerçeklik payı varsa mecburen de olsa durumu kabul edecekleri anlamına gelebilir. 

İşte tam da burada şu noktaya dikkat etmek gerekir; Gerek VW, gerek Fiat gerekse de Renault sahip oldukları dizel motorları birçok farklı üretici ile paylaşıyorlar veya geçmişte paylaştılar. VW kendi grubunda bulunan Seat, Skoda, Audi, VW ve Porsche, FCA yine kendi grubunda bulunan Alfa Romeo, Fiat, Jeep, Lancia ve grup dışından Opel, Chevrolet, Saab ve Suzuki, en son olarak Renault Grubu da Nissan, Renault, Dacia ve Mercedes markalarına dizel motor temini gerçekleştirdiler. Dizel emisyon skandalına şimdilik adı bulaşmayan tek büyük dizel motor üreticisi olan PSA yani Peugeot-Citroen Grubu, kendi markalarının yanında BMW, Ford ve Volvo'ya geçmişte 1.6lt dizel motor temin etmişti. Buradan şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki tüm bu dizel motor üreticilerinin motorları dünya çapında üretilen dizel motorların belki de %80'ini oluşturuyor olabilir. İşte tam da bu nedenle emisyon skandalına PSA Grubu'da bir şekilde karışırsa dünya çapında üretilen dizel motorların büyük bir kısmı emisyon yönünden hileli çıkabilir. 

Bize göre insanların yaşam konforunu bozan CO2 gazları yönünden temiz görünen ancak yaşam süresini kısaltan NOx gazları yönünden oldukça sorunlu olan dizel motorlar 1.5 yıldır ciddi şekilde hırpalandı. Öyle görünüyor ki hırpalanmaya da devam edecek. Bu doğrultuda Avrupalı üreticiler de son 1 yılda tanıttıkları hybrid ve elektrikli araçlarla dizelin peşini orta vadede bırakabileceklerini gösterdiler. Emisyon skandalı dizel motorlara karşı olan bir lobi tarafından mı başlatıldı ya da dünyayı gerçekten seven bir grup tarafından mı ortaya çıkarıldı bilemiyoruz ancak bu durum yakın vadede hybrid ve elektrikli motora sahip araçların önünün daha da açacaktır.

Dizel mi benzin mi daha kirli bir yakıttır?

Elektrikli ve hybrid araçları üretmeye en fazla meraklı ülkelere baktığımızda ise karşımıza A.B.D, Japonya ve Çin çıkıyor diyebiliriz. Dizel motorlar ise şüphesiz Avrupalı üreticilerin tekelinde. Gelişmiş devletler artık savaşları; büyük bir çoğunluğu ekonomik bilek güreşi nedeniyle çıkan, özellikle 1914-1945 yılları arasında gerçekleşen kanlı ve yıkıcı 1. ve 2.Dünya Savaşlarındaki gibi sıcak ve doğrudan değil, ellerindeki ekonomik gücü konuşturarak asimetrik bir şekilde dolaylı olarak gerçekleştiriyorlar. Bu noktada devletler kendi öz evlatlarını bile dizel konusunda ciddi şekilde hırpalayabilir diye düşünüyoruz.

Dizel emisyon skandalı Alman-Amerikan Savaşı mı başlattı?

İlgili Konular

vw emisyon hilesi 1821148641967421559

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item