Bir otomobilde sağlamlık ve güvenirlik ilişkisi nedir?

Yayınladığımız her konuyu sosyal medya hesaplarımızdan paylaştıktan sonra başlayan tartışmalarda dikkatimizi çeken bir kavram karmaşası ...

Yayınladığımız her konuyu sosyal medya hesaplarımızdan paylaştıktan sonra başlayan tartışmalarda dikkatimizi çeken bir kavram karmaşası bulunuyor. Genellikle EuroNCAP veya IIHS gibi kuruluşların gerçekleştirdiği ve araçların içlerindeki yolcuları ne oranda koruduklarını gösteren bu çarpışma testlerinden sonra başlayan tartışmalarda sağlamlık kelimesi oldukça yaygın ve yanlış bir şekilde kullanılıyor. Biz de bu nedenle sağlamlık ve güvenirlik ifadelerinin birbileri ile olan ilişkilerini izah etmeye çalışacağız. Ancak bu ifadeleri kendi anlamları üzerinden değil de otomobillerde tam olarak ne ifade ediyorsa o şekilde tanımlayacağız. 

Euro NCAP ve IIHS testlerinin her ikisinden de tam puan alan modeller hangileri?

Sağlamlık 

Bir otomobilin sağlam olarak nitelendirilebilmesi için esas olarak yolcu bölümünü çevreleyen iskelet parçalarının bir kaza anında deforme olmadan kalabilmesi gerekmektedir. Ön camın sağ ve solunda bulunan A sütunu, her iki kapı arasındaki B sütunu, arka camın her iki tarafındaki C sütunu ve bunların şasiye bağlandığı noktaya kadar olan bölümleri yolcu bölmesini aynı bir kafes gibi muhafaza eden en önemli sütunlardır. Tıpkı bir binanın sağlam kolonları deprem sırasında binayı nasıl ayakta tutuyorsa bu sütunlar da yolcu bölmesini bir kaza durumunda aynı şekilde ayakta tutar. Bu nedenle de otomobil üreticileri tarafından genellikle hafiflik ve maliyet kaygıları olmadan kullanılabilecek dayanımı en yüksek çelik malzeme ile üretilirler.

A sütunu small overlap testinde deforme olmuş Nissan Quest
Diğer taraftan motor ve bagaj bölmelerini çevreleyen parçalarda yolcu bölmesini çevreleyen sütunlara göre daha dayanıksız ve hafif malzemeler tercih edilir. Bunun en büyük nedeni maliyetten kaçmak değil bir çarpışma anında bu parçaların istenilen miktarda ezilmesini ve akordiyon gibi katlanmasını sağlamak içindir. Bu bölgeler ne kadar iyi bir şekilde katlanırsa çarpışmadan kaynaklı ortaya çıkan enerji yolcu kabinine ve dolayısı ile yolculara o derece az iletilir. Kısacası kabine göre daha az dayanımlı çelik kullanılarak üretilen bu parçalar ezilip katlanarak çarpışma enerjisini emerler. 


Farklı dayanıma sahip çeliklerin örnek bir araçta kullanım yerleri
Aracın bir nevi derisi olan kaporta sacının esas amacı ise aracı her türlü dış etkenden korumak, aerodinamiği iyileştirmek ve güzel görünmesini sağlamaktır. Yani aracın sağlamlığına çarpışma anında bir etkisi yok denecek kadar azdır. Ayrıca çok kalın et kalınlığına sahip, sağlam olarak niteleyebileceğimiz kaporta parçaları, bir yayaya çarpma durumunda yaralanma yerine ölüme neden olabilir. Nasıl ki bir çarpışma anında motor bölmesi deforme olup çarpışma enerjisini emiyorsa yayaya çarpma durumunda da kaporta parçaları öncelikli olarak çarpma enerjisini eğilip bükülerek emerler. Ayrıca metal bir sac ne kadar kalın olursa o kadar ağırlaşır. Bu da günümüzde, düşük yakıt tüketmesi beklenen araçlar için istenen bir durum değildir.
İşte bu nedenle bir aracın sacının sağlam olması o aracın genel anlamda sağlam olduğu anlamına gelmeyebilir. Günümüzde yolcuların çarpışma enerjisinden en az miktarda etkilenmesini sağlayan "Yumuşak kabuk sert çekirdek" anlayışı yerleşmiştir ve esas önemli olan kaportanın değil yolcu bölmesinin ne kadar sağlam olduğudur. 

Güvenirlik

EuroNCAP ve IIHS gibi kuruluşların yaptıkları testlerde esas olarak yolcu güvenirliği test edilmektedir. Ancak güvenirlik aracın yukarıda bahsettiğimiz yolcu bölmesi sağlamlığı ile de doğrudan alakalıdır. Bu tip çarpışma testlerinde bir araç kaza durumunda içindeki yolcuları ne kadar iyi koruyor, yaralanma ve ölüm riskini ne kadar azaltıyorsa o kadar yüksek puanlar alabiliyor. Öyle ki kasası darmadağın olmuş gibi görünen bir araçtan yolcular burnu kanamadan bile çıkabiliyor. Bu da şüphesiz hem yukarıda bahsettiğimiz gibi sağlam bir yolcu kabininden hem de araçtaki güvenlik donanımlarından kaynaklanıyor. Bir araçta bulunan emniyet kemeri, hava yastığı, katlanır pedallar, önden gerçekleşen şiddetli bir çarpmada motorun yolcu bölmesine girmemesi için kendini bırakması gibi güvenlik ekipmanları ve önlemleri  ne kadar iyi çalışıyorsa yolcular bir araçta o kadar iyi korunabiliyor. Bu da aracın güvenli olduğu anlamına geliyor. (Sonuç kısmı görselden sonra yer almaktadır)


Hem EuroNCAP hem de IIHS testinden en yüksek puanı alan Volvo XC90 IIHS small overlap testinde - A sütunu deforme olmamış
SONUÇ

Sonuç olarak bir aracın kaportasının ince olması o aracın sağlam olmadığını göstermez ve bir aracın yolcu bölmesi ne kadar sağlamsa o derece sağlam bir araçtır diyebiliriz. Önemli olan aracın kendini koruması değil de yolcuları korumasıdır. Ayrıca bir aracın yolcu kabini ne kadar sağlam olursa olsun veya ne kadar iyi güvenlik donanımlarına sahip olursa olsun araçtaki kişiler en önemli ve temel güvenlik donanımı olan emniyet kemerini kullanmıyorlarsa o aracın tabuttan farkı da kalmaz. Kemeri olmayan bir kişi şiddetli bir çarpışma anında hayati organlarını darbeden koruyamayacağı ve koltuğunda sabit kalamayacağı için aracın sağlam yapısı ve güvenirliği tabir-i caiz ise 5 yıldızdan 0 yıldıza düşer. İşte bu nedenle emniyet kemeri takmıyorsanız, çarpışma testlerinde alınan yıldızlar araca biner binmez unutulmalıdır.

Geçmişten günümüze araçlar ne kadar güvenilir hale geldi?

İlgili Konular

TEKNİK BİLGİ 8293857752614518231

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item