Opel Omega B; Üst düzey konfor

Uzun zamandır Amerikan GM Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Alman Opel markası, geçtiğimiz günlerde Fransız PSA bünyesine katılmış ve ha...

Uzun zamandır Amerikan GM Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Alman Opel markası, geçtiğimiz günlerde Fransız PSA bünyesine katılmış ve hayranlarını şaşırtmıştı. Geçmişte kalan bu birliktelikte Opel'in bazı modelleri küresel anlamda yayılmış ve farklı markalar altında çok çeşitli ülkelerde satılmıştı. Bunlardan belki de en dikkat çekeni ise Opel'in E Segmenti Sedan modeli Omega olmuştu. Üstelik çok farklı zevklere sahip ülkelerde satılmasına rağmen çok küçük değişikliklere sahipti. 

Opel Astra GSi; Özlenen ateşli HB

E Segmentinde Premium marka egemenliğinin günümüz kadar baskın olmadığı 1970'li yılların ortalarında gerek Ford gerekse de Opel bu segmentte başarılı ve tercih edilen modellere sahiptiler. Ford markası Granada modeli ile, Opel ise Rekord modeli ile E Segmentinde oldukça başarılı satış adetlerine sahiptiler. Her ne kadar Avrupa kökenli markalar gibi görünse bu iki marka aslında Amerikan GM ve Ford kontrolündeydi ve Alman Premium markalar Audi, BMW ve Mercedes karşısında E Segmentinde bu modeller ile tutunmaya çalışıyorlardı.

Üstte Opel Rekord, altta Ford Granada
1986 yılında üretimi sonlanan Opel Record modeli ise köklü bir tasarım değişikliğine uğradı ve adı da Omega olarak değiştirildi. Daha büyük ölçülere, modern motorlara ve ilgi çekici bir ada sahip olan Opel'in yeni E Segmenti modeli Omega, 0.28 gibi çok başarılı rüzgar sürtünme kat sayısının da etkisi ile daha düşük yakıt tüketimi değerlerine sahipti ve Avrupa'da büyük beğeni toplamıştı. Ülkemizde de satılmış olan bu model 1993 yılına kadar üretildi ve döneminin en hızlı modellerinden bir tanesi olan Lotus Omega versiyonu da mevcuttu. 


Lotus Omega
Omega adının ve Opel'in E Segmenti geleneğinin nereden geldiğini gördükten sonra gelelim başlığımızın esas konusuna;

1.Jenerasyon Omega (A) modelinin üretiminin 1993 yılında bitmesinin hemen ardından Opel, 1994 yılında 2.jenerasyon Omega (B) modelini tanıttı. Yeni model yerine geçtiği A kasanın aksine çok daha modern bir tasarıma sahipti ve köşeli hatlar yerini yuvarlak hatlara bırakmıştı. Bu arada GM'in 1990 yılında Chicago Otomobil Fuarı'nda tanıttığı Cadillac Aurora konsepti ile de büyük benzerliklere sahipti. 

Üstte Opel Omega, altta Cadillac Aurora Konsept
Kendisi ile aynı jenerasyonda yer alan premium modeller BMW E39 5 Serisi, Mercedes W210 E Serisi ve Audi C4 A6 modellerinden çok daha sportif ve modern hatlara sahip olan Omega için, bulunduğu dönemden önde bir tasarım anlayışına sahip olduğu söylenebilirdi. Aracın iç tasarımı ise yerine geldiği modelin genel yapısına sahip gibi görünse de yaşanan değişim devrim niteliğindeydi ve iki model arasındaki jenerasyon farkı 1 değil 2-3 düzey daha fazlaydı. 80'li yılların sürgülü havalandırma kumandaları gitmiş yerine yuvarlak kumandalar gelmişti ve ayrıca dijital klima da opsiyon listesinde bulunuyordu. Ayrıca 1990'lı yılların Opel modellerinde kullanılmaya başlanan büyük dijital bilgi ekranı gösterge grubunun hemen yanında yerini almıştı. Kısacası dışıyla ve içiyle artık karşımızda bambaşka bir Opel Omega modeli vardı. 

Solda Opel Omega B, sağda Opel Omega A
Modelde kullanılan motorların büyük bir kısmı ise yeniydi ve düşük yakıt tüketimi değerleriyle öne çıkıyordu. Markanın aynı dönem satılan diğer modelleri Vectra ve Astra'nın üst seçeneklerinde kullanılan 2.0lt sıralı 4 silindir üstten çift eksantrikli (DOHC-16V) atmosferik-benzin 136ps Ecotec motorun yanı sıra bir önceki Vectra ve Astra modellerinde kullanılmış olan 2.0lt üstten tek eksantrikli (SOHC) motor da modelin tanıtıldığı ilk zamanlarda giriş seçeneği olarak sunuluyordu. 


Bu motorların dışında dikkat çeken motorlar ise şüphesiz 170ps güç üreten  2.5lt V6 silindir (DOHC 24V) atmosferik benzin ve aynı motorun 211ps güç üreten 3.0lt versiyonuydu. Ayrıca araç ilk üretilmeye başlandığında 132ps güç üreten 2.5lt sıralı 6 silindirli turbo-dizel motor da seçeneklerde bulunuyordu ve daha sonra 101ps gücünde 2.0lt sıralı 4 silindirli turbo-dizel motor da seçenekler arasına eklendi. Bu arada aşağıdaki resimlerde solda 2.5lt V6 ve sağda da 2.0lt I4 motor görülebilir ve dikkat edilirse motorlar dikine konumlandırılmış şekilde yer alıyor. Yani Omega modeli için Opel'in arkadan çekişli son modeli demek de mümkün görünüyor. Motorun ürettiği güç ise arka tekerleklere 5 ileri manuel veya 4 ileri otomatik şanzımanlar ile iletiliyordu.  

Solda Ecotec 2.5lt V6, sağda Ecotec 2.0lt I4
1999 yılında ise Omega modeli kapsamlı bir makyaj operasyonu geçirdi ve ön-arka görünümü büyük değişikliklere uğradı. Önde far grubu aynı kalmasına rağmen tampon ve ön panjur bambaşka bir şekle büründü ve yeni ve daha büyük jant seçenekleri sunuldu. Arkada ise öne benzer olarak stop grubu tasarımı değişti, bagaj kapağı da daha köşeli bir şekilde değişime uğradı. Araç öncekine göre daha lüks ve modern bir görünüme sahip olsa da özgünlüğünden bir miktar kaybetmişti diye düşünüyoruz. 

Üstte makyajlı Opel Omega B
Ayrıca kokpiti de aynen dış tasarımda olduğu gibi yumuşak hatlarını kaybetti ve Opel'in diğer modellerinde kullanmaya başladığı bilgi-eğlence sistemi orta konsolda yerini aldı. Havalandırma kumandalarının yuvarlak yapısı ise yerini düz bir yapıya bıraktı ve kokpitin ortasında bulunan havalandırma ızgaraları, gösterge grubunu içine alan kıvrımın içine dahil oldu. Aslında bu yeni yapı Omega A modelinin hatlarını da oldukça fazla andırıyordu. Daha modern ve lüks bir görünüme sahip olmasına rağmen kullanışlılık açısından yerini aldığı kokpiti andırıyordu ve birçok kişi makyajsız kasanın hatlarını ve pratikliğini özlüyordu. (2 üstteki fotoğraftan anlaşılabilir)

Solda makyajlı Opel Omega B
Makyaj operasyonu ile beraber 3 tanesi benzin ve 1 tanesi de dizel olmak üzere 4 yeni motor seçeneğine kavuşan Omega'da 2.0lt yerine 2.2lt hacminde motor sunulmaya başlandı. Ayrıca 2000 yılı sonrasında 2.6lt V6 motor yerini 2.5lt V6 motora ve 3.0lt V6 motor da yerini 3.2lt V6 motora bıraktı ancak bu motorlar kısa bir dönem aynı zamanlarda satıldı. Bu tarihten sonra sunulan tek dizel seçeneği ise yeni tanıtılan 150ps gücünde 2.5lt sıralı 6 silindirli turbo motor olmuştu. 


Ülkemizde 1994-2003 yılları arasında satılan ve kemikleşen premium E Segmenti modelleri arasında kendine yer bulmayı başaran Opel Omega'nın ülkemizdeki satış miktarını ise ikinci el istatistikleri üzerinden giderek kabaca tespit edebiliriz. Sahibinden.com sitesindeki 1994-2003 model araçlar üzerinden gidilecek olursa o dönem 1000 BMW 5 Serisi, 1500 Mercedes E Serisi ve 150 Audi A6 satılıyorken, Nissan Maxima QX 35 adet ve Ford Scorpio ise sadece 14 adet satılıyordu. Opel Omega ise 100 tane satılıyordu diyebiliriz.Yani E segmenti araçlar içinde bu dönemde Opel Omega'nın pazar payı yaklaşık olarak %3.5'di de denilebilir.
1997 Cadillac Catera
2003 yılında üretimi sonlanan Opel Omega, küçük detay farklıkları ile 1997-2001 yılları arasında A.B.D'de Cadilac Catera adında ve biraz daha farklı tasarıma sahip olarak Avustralya'da 1997-2000 yılları arasında Holden Commodore adı altında satılmıştı ve Commodore'da GM kökenli 5.7lt V8 motor seçeneği bile bulunuyordu. İngiltere'de ise sadece amblem farkı bile Vauxhall Omega adı altında satışı gerçekleşti. Ancak bazı dayanıklılık sorunları ve ikinci elde premium rakiplerine göre oldukça fazla değer kaybetmesi nedeniyle istenilen başarıyı yakalayamadı. Sahip olduğu başarılı konfor özellikleri ile tamamen farklı beklentilerin olduğu A.B.D pazarında bile Cadillac amblemi altında satılabilmesi ise Omega açısından başarıydı. 2003 yılından sonra ise Opel, E Segmentine doğrudan bir araç tanıtmadı ve Omega'nın yerini Vectra C bazlı Signum modeli ile doldurmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. 

Opel Omega (B1) 1994-1999



Makyajlı Opel Omega (B2) 1994-1999





İlgili Konular

opel omega b özellikler 2145342361012384890

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item