Muscle Car ve Hot Rod Tarihi - Bölüm 3 - Son

"Muscle Car ve Hot Rod Tarihi" yazı dizimizin 3.ve son bölümüne geçiyoruz. Bir önceki bölümü 1964-1973: Muscle Car’ın altın...


"Muscle Car ve Hot Rod Tarihi" yazı dizimizin 3.ve son bölümüne geçiyoruz. Bir önceki bölümü 1964-1973: Muscle Car’ın altın çağı başlığında yarım bırakmıştık. Buradan devam ediyoruz. 1.Bölüm ve 2. Bölüme aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


1964-1973: Muscle Car’ın altın çağı (Devamı)

1970 yılı kaslı Amerikan’ların tüm engellere rağmen zirveyi gördüğü seneydi. 1963’te egzozlardan salınan karbon miktarını düzenlemeye yönelik çıkarılan “Temiz Hava” yasası, 1965’te avukat-yazar Ralph Nader’ın kaleme aldığı “Unsafe at any speed” adlı eleştirel-sansasyonel kitap, genç sürücülerin fren ve yol tutuş kriterlerinde sınıfta kalan araçlarıyla yaptıkları kazalar ve bunun sonucunda katlanarak artan sigorta primleri gibi tüm olumsuzluklara rağmen araçların güçleri durdurulamaz şekilde artıyordu.

Üreticiler öyle yüksek beygir güçlerine ulaşmışlardı ki araç sahiplerinin uçuk sigorta primleri ödemesini engelleyebilmek için reklam ve pazarlama faaliyetlerinde motorları olduklarından zayıf göstermek zorunda kalıyorlardı. 425 beygir olarak pazarlanan bir Ford galeriden çıkarılıp dinamometre ölçümüne sokulduğunda rahatlıkla 500 beygir barajını aşabiliyordu. Otomobil dergilerinin testlerinde bu durum açıkça izah edilse de dev markalar aralarında yaptıkları centilmenlik anlaşmasına uygun şekilde bu limitleri asla aşmıyorlardı.

1970 Ford Mustang Mach 1 reklamı
Üreticiler satış rakamlarında geri kalmama adına her türlü pazarlama tekniğine başvuruyorlardı. Güçlü motorların yarattığı yüksek üretim maliyetleri araçlardan donanım eksilterek dengeleniyordu. Düşük donanımın yarattığı zaafları ise dahiyane şekilde karizmatik ya da ilgi çekici model lakaplarıyla kapatmayı başarmışlardı. İlk muscle car olarak nam salan GTO modeli dönemin popüler bir dizisinden esinlenerek “The Judge” lakabı ile Plymouth’un Belvedere modeli aynı isimli çizgi film kahramanından yola çıkarak “Road Runner” ismi ile Dodge’un Coronet modeli ise “Super Bee” adıyla piyasaya sürülmüştü. 

Bu modeller bazlarını oluşturan aile arabalarından yalnız motorlarıyla değil lakaplarına uygun renk, çıkartma, slogan ve aksesuarlarla donatılıyordu. Yukarıda bahsi geçen “Road Runner” modeli ismini çizgi film karakterini çıkartmalarında bire bir taşıdığı gibi kornası da yine bu karakterin sesiyle aynı tondaydı. Bu ve benzeri eğlenceli detaylar araçların azalan konforunu sahibine unutturmak için gayet yeterliydi.

GTO “The Judge” rüzgarlık çıkartması
1973-1985: Ani Çöküş

’64-’73 yılları arasında muhteşem bir ivmeyle gelişen kaslar 1973’te daha önce yaşanan tüm olumsuzlukları açık ara geride bırakan bir darbeyle yıkılmıştı. Arap ülkeleriyle Israil arasında yaşanan savaşta A.B.D, Hollanda, Portekiz ve Güney Afrika gibi ülkelerin İsrail’e yardım kararı almaları sonucu petrol zengini ülkeler İsrail destekçisi tüm devletlere ambargo uygulama yoluna gitmişti. ’73 OPEC krizi artık resmen başlıyordu.

Dünyanın en çok petrol ithal eden ülkelerinden olan Birleşik Devletler ’de sivil araçlar başta olmak üzere yakıt tükenme noktasına gelmişti .“No Gas” yazılı pankartlar asmaya mecbur kalan benzin istasyonlarının önünde oluşan uzun kuyruklar ülkenin petrole olan bağımlılığını en iyi şekilde kanıtlayan alışılmadık manzaralara yol açıyordu. Araçların güvenlik donanımlarına yapılan eleştiriler, emisyon yasalarından doğan baskılar ve yüksek sigorta primleri gibi zorluklara dayanmayı bilmiş Amerikan arabaları için ambargo ölüm fermanı anlamına geliyordu. 7 litre hacimli motorlar artık mazide kalan hoş bir anıdan ibaretti.


OPEC krizi “Muscle Car” için beklenmedik derecede hızlı alınan bir idam kararı gibidir. Amerikan otomobil pazarı, Japon ve Avrupa markalarının ülkeye soktuğu küçük-orta segment araçlar ve bu araçların ufak hacimli ekonomik motorlarıyla istilaya uğruyordu. Pazar hızla evrim geçirirken Amerikan üreticileri için tehlike çanları çalıyordu. 1977 yılı GM için radikal bir kararın alındığı dönüm noktasıdır. Artık ağırlıktan feragat etme adına araç boyutlarını küçültme vakti gelmiştir. Şeritleri kaplayan genişlikler ve neredeyse iki ufak Uzakdoğu arabasına denk uzunluklar yerini hacmi en iyi şekilde kullanma telaşına düşmüş ufak modellere bırakıyordu.

Aynı şekilde motor hacimleri de ağır darbe alıyordu: Hem yeni emisyon kurallarına uyumu hem de düşük tüketimi hedefleyen firmalar katalitik konvertörün de standart hale getirilmesiyle 150 beygiri güçlükle yakalayan motorları piyasaya sürmek zorunda kalıyorlardı. 1974 model Pontiac Firebird Formula SD-455 söz konusu kriz sonrası üretilen son mohikan olarak nitelendiriliyordu. 1974’te yalnızca 58 adedi üretim bandından çıkan bu model uzun bir sure son “muscle car” olarak tarihteki yerini almıştır.

Pontiac Firebir Super Duty 455 kaput etiketi
1985 sonrası ve günümüz: Küllerinden doğan gelenek

1980’lerin ortalarından itibaren dünya genelinde yaşanan teknolojik gelişmelerden otomotiv de payını almıştır. Elektronik kontrol üniteleri başta olmak üzere birçok teknolojik atılım sayesinde yakıt ve hava karışımı çok daha verimli bir şekilde yakılarak performans artırılırken tüketim belirgin şekilde düşmeye başlamıştır. Motor içerisinde yer alan döner parçalarda kullanılan yeni alaşımlarla parçalar hafifletilir. Geleneksel mekanizmaların yerini elektronik enjeksiyon, artan subap sayıları veya değişken subap zamanlamaları gibi sistemler alır. Verim ve performans artışı sonsuza dek kapandığı düşünülen “Muscle Car” döneminin tekrar başlaması için bir umut ışığı doğurur. 80’lerin ortası adeta Muscle Car Rönesansıdır. “Fox Body” Mustang, 3. Nesil Camaro ve Firebird, C4 Corvette gibi modellerle mazinin ünlü isimleri yıllar süren kış uykusundan uyanmak için fırsat yakalarlar.

1982 “Fox Body” Mustang’in iddialı reklamı: “Patron geri döndü”
90’lara gelindiğinde ivmesini artıran teknoloji sayesinde yıllar önce terkedilen “300 beygir limiti” yeniden yakalanır. Dodge, markanın prestijini dünya çapında artıracak bir hamleyle efsanevi  Viper’ın oto şov lansmanını yapar ve modelin gördüğü yüksek ilgi sonrası seri üretimine başlar. Chrysler, nostalji meraklısı “Hot Rod” severler için retro-modern “Prowler” modelini yaratır. Avrupa’lı rakipleriyle aşık atmak için gereken güçlere kavuşan Amerikan’lar artık yol tutuş ve fren performanslarıyla da göz doldurur hale gelirler. Kaslı Amerikanlar küllerinden doğmayı başarmıştır, bu kez eskisinden de güçlü bir şekilde!


- SON - 

Tansu Tüntaş

İlgili Konular

muscle car nedir 2538601663910633836

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item