Motosiklet ve otomobil sürücülerinin birbirlerine karşı yaptıkları yanlışlar nelerdir?

Hepimiz trafikte her gün onlarca kaza veya tehlikeli durumla karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu tip durumları yüzde yüz engelleyebilmemiz...


Hepimiz trafikte her gün onlarca kaza veya tehlikeli durumla karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu tip durumları yüzde yüz engelleyebilmemiz şu an ki teknoloji ile mümkün değil. Umuyoruz ki ileride daha ruhsuz/robotik ama daha güvenli bir takım teknolojiler ile bunların önüne geçmek mümkün olacaktır. Ancak o günün hemen gelmeyeceğini de hepimiz biliyoruz. Bu sebeple şu an için yapmamız/almamız gereken bazı önlemler ve dikkat etmemiz gereken noktalar var. Bu yazımızda kısaca bunlara değineceğiz. Şunu da belirtmekte fayda var. Bu yazıda yapılan uyarılar, bir motosiklet kullanıcısı olarak elde edilen tecrübeler ve yapılan gözlemler yoluyla oluşturulmuştur.

İlk olarak diğer araç sürücülerine bazı uyarılarda bulunmak yerinde olacaktır diye düşünüyorum. Sonra ise sıra motosiklet sürücülerine gelecek.

Motosiklet kullanıcılarının yaşadığı en büyük problemlerden biri diğer araç kullanıcıları tarafından trafiğin bir unsuru olarak kabul görmemeleridir diyebiliriz. Ancak burada belirtmekte fayda görüyoruz. Motosikletler de diğer araçlar kadar trafiğin bir unsurudur. Hatta trafik dediğimiz şey tahmin ettiğimizden daha karmaşık bir yapıdadır. Yani yayalar da trafiğin bir unsurudur, bisikletler de. Ancak buradaki asıl problem, motosikletlerin diğer araç şoförleri tarafından şeritte gitmeye uygun görülmemesidir. 

Bir örnekle biraz daha açmakta fayda var bu dediğimizi. 

Mesela motosikletinizle şehir içinde sağ şeritte seyir halindesiniz. Hız sınırlarına uygun şekilde ilerlerken arkanızdan gelen bir otomobil, kamyon vs. sağ şeritte gidiyor olmanıza rağmen daha da sağa geçmeniz için, yani bu kaldırıma yakın kısım oluyor, size arkadan korna çalıp selektör yapabiliyor. Yani ona göre siz şeridi takip edemezsiniz. Şeridin kenarından gitmelisiniz ki, araç kullanıcısı sizi rahatça, neredeyse şerit değiştirmeden, sollayabilsin. Bu noktada motosiklet kullanıcılarının rahatsız olup tepki göstermesi gayet doğaldır. Çünkü motosikletler de “kayıtlı araçlar” arasındadır. Tıpkı sizin yaptığınız gibi her yıl trafik sigortası öder. Her yıl motorlu taşıtlar vergisi öder. İki yılda bir aracını muayeneye sokar. O aracı kullanabilmek için çok daha zor bir direksiyon sınavından geçer ve ehliyet alır. Yani siz bir kullanıcı olarak o şeridi ne kadar hak ediyorsanız, o da en az o kadar hak etmektedir. Bu sebeple lütfen motosiklet kullanıcılarına bu şekilde “tacizler” yapmaktan vazgeçin. Evet, doğru tabi tam olarak budur.


Motosiklet kullanıcılarının en çok yaşadığı tehlikelerden bir diğeri ise yakın sürüş. Yani motosikletinizle seyir halindeyken diğer araçlar tehlikeli biçimde size yaklaşabiliyorlar. Bunun sonucunda yaşanabilecek herhangi bir ufak temasın motosiklet kullanıcısına çıkaracağı fatura sizinkinden ağır olacaktır. Diğer araçlarda, çok yüksek süratlerde seyir yoksa tabii, en fazla bir çizik ve ya göçükle bu kazayı atlatabilirsiniz. Ancak motosikletler iki tekerlek üzerinde dengede ilerlediklerinden, yavaş da seyretseler bir temas halinde dengenin bozulması çok büyük kazalara sebebiyet verebilir. Bu yüzden motosikletlere yakın sürüş yapmayın. Aynalarınızı olabildiğince kullanmaya çalışın. Çünkü motosikletler diğer araçlara görece daha küçük olduğundan aynalarınızın kör noktalarında kalabilirler. Hem aynalarınızı doğru kullanır hem de yakın sürüş yapmazsanız bu riski de ortadan kaldırmış olursunuz. Unutmayın motosikletler hem diğer araçlara göre daha korumasızdır hem de iki teker üzerinde dengede giderler. Bu sebeple motosiklet kullanıcıları trafiğe çıkarken diğer araçların kurallara uygun hareket edip kendilerini tehlikeye atmayacağı kabulü ile çıkar. Yani aslında karşılıklı bir güven söz konusudur. Bu sebeple bu karşılıklı güvene ihanet etmeyin ve MOTOSİKLETLİLERİ FARK EDİN!

Motosiklet kullanıcılarının yaşadığı problemler ile ilgili olarak diğer araç kullanıcılarına bazı hayati önerilerde bulunduk. Şimdi sıra geldi motosiklet kullanıcılarına bazı uyarılar yapmaya.

İlk olarak yukarıda yazdığımız şerit kullanımıyla alakalı soruna tekrar değinmekte fayda görüyoruz. Dediğimiz gibi motosiklet kullanıcıları bazen diğer araçlar tarafından şerit dışına çıkmak için zorlanıyor. Ancak bunun yapılmasının ilk sebebi bunu yapan araç sahibinin cahilliği ve küstahlığı olsa da ikinci sebebi de motosiklet kullanıcılarının kendilerinin büyük kısmının bu şeritlere riayet etmemesindendir. Bu ne demek oluyor? Hemen açıklayalım. Motosikletler de diğer araçlar gibi trafiğin bir unsuru dedik. Bu da demek oluyor ki seyir halinde bir otomobilin yapamayacağı şeyi bir motosikletin de yapmaması gerekir. Yani trafikte ilerlerken, ışıklarda beklerken ya da trafik bir şekilde durduğunda otomobiller nasıl ki yeşil ışığın yanmasını, trafiğin açılmasını bekliyorsa ve ya şerit değiştirmek için uygun şerit çizgisini gözetip aynalarını ve sinyallerini kullanıyorsa, motosikletlilerin de aynı şekilde şeridinde beklemesi ve kurallara uygun hareket etmesi gerekmektedir. Sürekli olarak aracın diğerlerinden küçük olmasının avantajını kullanarak dolu şeritlerin arasında çok dar alanlardan, hatta bazen yan ayna alacak biçimde, seyir çok tehlikeli bir davranış. Bu davranış motosiklet sürücüsünü tehlikeye atmasının yanında trafikte seyreden diğer araçlar için de oldukça tehlikeli. 


Bunun yanında motosiklet sürücülerinin kuralları hiçesayarak araçların arasında dolaşması ve bekleyen diğer araçları tabiri caizse “enayi” yerine koyması da araç sürücülerinin motosikletlilere saygı duymamasına sebep oluyor. Düşünsenize, siz trafiğin açılmasını beklerken motosiklet sürücüleri araçların arasından sanki trafikte hiçbir sıkışma yokmuşçasına hızlı biçimde seyredebiliyorlar. Bunun yanında duran bir trafikte araçların arasında seyrederken yanından geçtiğiniz aracın kapısını açması sizin tahmin edip önlem alabileceğiniz bir şey değil ve sonuçları da ölümcül olacaktır. Hatta bazı motosiklet sürücüleri araçların arasında dolaşırken yan aynalarını, diğer araçlara çarpmamak için kapatıyorlar ve aynaları kapalı şekilde seyrediyorlar. Bu şekilde tehlikeyi katlıyorlar. Genelde küçük şehirlerde trafik ışıklarının motosikletliler için olmadığını düşünen motosiklet kullanıcıları da yok değil. Bunlara az da olsa büyük şehirlerde rastlamak mümkündür diye düşünüyoruz.


Şimdi diyeceksiniz ki, bu dediğinizi küçük şehirde yapmak mümkün evet ama büyük şehirde nasıl yapalım. Trafik gıdım gıdım ilerliyor. Motorlar ısınıyor. Motosikletlerin tavanı yok, kliması yok, kaloriferi yok. Güneş altında yanacağız, yağmurda ıslanacağız. Evet, bunlar belki haklı gerekçeler. Ancak bunların hayatlarımızla karşılaştırıldığında hiçbir önemi yok. Zaten motosiklet kullanmayı seçerek aslında bu şartları da kabul etmiş oluyoruz. Bu sebeple bunları esnetmek, kuralları çiğnemek, hayatınızı ve başka hayatları da tehlikeye atmak demektir. Bu sebeple trafikte fark edilmek, saygı görmek istiyorsak önce kurallara uyacağız. Hem kendi hayatımızı hem de trafikteki diğer hayatları tehlikeye atmayacağız.

Motosiklet kullanıcılarını uyaracağımız bir diğer nokta ise kendi güvenlikleriyle ilgili kısım. Basit bir çevresel gözlemden motosiklet kullanıcılarının çoğunun motosikletini kullanırken gerekli güvenlik önlemlerini almadığını görebilmemiz mümkün. Çok kısa mesafelerde bile kullansak kasklarımızı yanımızdan ayırmamamız gerekiyor. Tabi sadece kask takmak takdir edersiniz ki yeterli değil. Taktığımız kaskın iyi de bir kask olması gerekiyor. Vücudumuzun en kritik noktalarından birini korumakla görevli olduğunu hatırlatmamıza gerek yoktur diye düşünüyoruz. Tabi kaskın iyiliğini neye göre anlayacağız? O başka bir yazının konusu olabilir. Şimdilik ana konumuza devam edelim. İyi koruması olan bir ceket, dizlik ve eldivenlerde kask kadar önemli ekipmanlardır. Bunlar bizim sürücülerimize gayet fazla geliyor olacak ki kask dahi takmadan, ya da kaskı koluna takarak, motosiklet kullanan çok kişi görmekteyiz. Tamam, her zaman “Robocop” gibi de dolaşın demiyoruz ama azami güvenlikten de hiçbir şartta vazgeçmeyin.


Özellikle araçların hafif ve güçlü olması, çok yüksek süratlere çok kısa sürelerde çıkabilmesi ve motosiklet kullanıcılarının çoğunluğunun da motosikletlerin bu özelliklerini sonuna kullanmaya istekli olması da motosiklet kullanımını, kurallara uyulduğu takdirde öyle olmamasına rağmen, tehlikeli hale getiren etmenler arasındadır. Teknolojideki ilerleme ile birlikte hem birim hacimden alınan güç çıktısında artış hem de araçların ağırlıklarında sağlanan azalışlar günümüz motosikletlerini kontrol edilmesi güç canavarlar haline getirdi ve bu canavarlar pistlerde değil sokaklarda dolaşıyorlar. Bu halleriyle onları kurallara uygun halde belirtilen hız sınırları içerisinde kullanmanın önemi daha da artmış bulunmaktadır. Sürat yapmak isteyenleri Cem Yılmaz’ın da söylediği gibi “pistlerde” görmek istiyoruz. Bu sebeple tekrar ediyoruz. Motosiklet kullananlar olarak saygı görmek istiyorsak hem trafiğin diğer unsurlarına saygı göstermek hem de kurallara uymak zorundayız.

Güvenli sürüşler…

Sekizsilindir.com Yazarı

Tunç İnce

İlgili Konular

motosikletli hataları 2293772770369189912

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item