Muscle Car ve Hot Rod Tarihi - Bölüm 2

"Muscle Car ve Hot Rod Tarihi" yazı dizimizin 2.bölümüne devam ediyoruz. 1.Bölüm'e aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. ...


"Muscle Car ve Hot Rod Tarihi" yazı dizimizin 2.bölümüne devam ediyoruz. 1.Bölüm'e aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Muscle Car ve Hot Rod tarihi - Bölüm 1

1940-1945: 2. Dünya Savaşı Tecrübeleri

İkinci dünya savaşı süresince, savaşa katılan tüm ülkelerde olduğu gibi ABD’de de otomotiv sektörü her anlamda durma noktasına gelmiştir. Tasarım, üretim ve sıfır araç satışlarında doğal bir durgunluk yaşanırken tüm endüstriyel imkanlar cephede kullanılan mühimmat ve silahların üretiminde seferber edilmiştir. Savaş, kendisini besleyen sanayi dışında kalan tüm sektörleri sekteye uğratsa da aslında dolaylı yoldan otomotivin geleceğine fayda sağlamıştır.

General Motors'un ürettiği 6 tank modeli

Ağır iklim ve arazi koşullarında sorunsuz çalışması istenen tüm alet, edevat ve araçlar bu istekleri karşılama adına yoğun mühendislik çalışmalarına tabi tutulmuşlardır. Özellikle gemi, uçak, tank gibi ağır savaş unsurları başta olmak üzere, nakliyede ve ikmalde kullanılan kamyonların, çekicilerin ve arazi araçlarının teknolojileri savaş sonrasında üretime kaldığı yerden devam eden otomobil üretimine entegre edilmişlerdir. ABD, savaşın galip ülkelerinden biri olurken, savaşın tesir ettiği her endüstri dalı gibi otomotiv de gelecek bir kaç senesini değerli tecrübelerle garanti altına almıştır.

1944 Willys MB testimiz için tıklayınız

Amerikan askerleri Jeep tekerini sökme eğitiminde 
1945-1964: Sürat kazanı kaynıyor

Çoğu otorite tarafından 1964 yılında başladığı kabul edilen “Muscle Car” çağının altyapısını hazırlayan gelişmelerin yaşandığı dönemdir savaş sonrası. Sivil kullanım amaçlı araç üretiminin tekrar başlamasıyla birlikte savaş galibi ülkede alım gücü yüksek halkın taleplerine yanıt verecek bir arz modeli oluşturulmuştur. 1948’de uzun kuyruklu, bol krom aksesuarlı Cadillac modelleriyle Amerikan otomobil tasarımının altın çağı yaşanırken hemen bir yıl sonra hızlı sürücülerin gözdesi olan Oldsmobile Rocket 88 oto galerilerinde yerini almıştır.

"Bu Oldsmobile Büyükbabanızın Oldsmobile'i değil" trmal reklam
1950’lerin başında yukarıda değindiğimiz savaş tecrübelerinden yola çıkarak tasarlanan, adını “yarı küre” şeklindeki yanma odasından alan “Hemi” motorlar artık sokaklarda görülüyordu. Hız faktörünün satışta ne kadar büyük rol oynadığını fark eden üreticiler ülke çapında düzenlenen yarışlarda boy gösteren takımları markanın kazanması adına desteklemeye başlamıştı. “Pazar kazan, Pazartesi sat” mottosunu benimseyen dev markalar çoğu zaman emniyet tedbirlerini göz ardı ederek daha büyük motor, daha çok beygir, daha hızlı otomobiller için pazarda yarışır hale gelmişti.

Amerikan V8 mi? Alman V8 mi?

Holdingin tarihini değiştiren “Fındık V8” (Small-Block) ile GM, beygir gücünü adına da yazdıran 300C ile Chrysler gibi markalar artık çok satan baz modeller kadar üst sınıfta hızlı ve lüks arabalar için de yatırım yapıyorlardı. 1955 yılı Le Mans sezonunda yaşanan ve 83 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan kaza felaketinin ardından Amerikan Otomobil Üreticileri Birliği (Automobile’s Manufacturer’s Association / AMA) marka bazında yarış aktivitelerinden çekildiğini açıklasa da tüm firmalar sessiz ve derinden desteklerini sürdürmeye devam ediyorlardı. Buna paralel olarak resmi marka desteğini alamasalar da gayrı resmi yollardan sponsor bulabilen takımlar en az fabrikasyon yarış otomobilleri kadar hızlı araçları piste sürebiliyorlardı. Hızlı arabalar pistte ve sokakta artık eskisinden çok daha fazla görülüyordu fakat tek bir sorun vardı: Bu araçlar hala çok pahalıydı.

1955 “Fındık V8” Chevrolet Motor kesit çizimi
1964-1973: Muscle Car’ın altın çağı

Ülkede tüm hızıyla yeşeren yarış organizasyonları, AHRA, NHRA gibi yarış kulüpleri, gelişen teknoloji ve üretici firmaların desteği Amerikan kültürüne sürat tutkusunu sağlam temellerle yerleştirmişti. 1945’te kanlı cephelerden sıcak yuvalarına dönen askerler ülkelerinde nüfus patlamasına neden olmuşlardı. 1946’da bir önceki yıla oranla %20 daha fazla doğum gerçekleşmiş ve bu artış “Baby Boom” olarak adlandırılan dönemi başlatmıştı. 1946 ve sonrasında doğan bu nesil tam 18 yıl sonra araç sahibi olacak yaşa erişmiş oluyordu. Refahı ve alım gücü yüksek ülkede artık neredeyse her haneye bir ya da iki araba düşüyordu. Çocukluğundan itibaren yarış ve modifikasyon kültürüne kapılan evin erkek oğlu ise babasının da desteğiyle araba alabilecek imkana kavuşuyordu.

Geleneksel tasarımını koruyan 10 otomobil modeli

Pazarda gitgide belirginleşen “genç ve hız tutkunu” müşteri profilini ilk keşfeden Pontiac firmasının pazarlama sorumlusu Jim Wangers’dı. Wangers, kısıtlı bütçeye sahip gençlerin sürat taleplerinin karşılanması için ucuz ve hızlı araçlar üretmek gerektiğini fark etmişti. 1964 yılında GM bünyesindeki tüm markalarda geçerli “motor hacmi/beygir gücü” yasağını kurnazca deldi ve bir aile arabası görünümündeki Tempest modeline 389 kübik inçlik kuvvetli bir V8 yerleştirdi. Tempest artık Ferrari patentli “Gran Turismo Omologato” yani “GTO” adını almış bir canavara dönüşmüştü. Araç bu isme “Geleceğe Dönüş” film serilerinin yıldızı olan DMC marka aracın babası John Delorean’ın önerisiyle kavuşuyordu. GTO piyasaya sürüldüğü yıldan itibaren satış beklentilerini fazlasıyla aşmıştır. Genç müşteri kitlesinin sürate duyduğu arzuyu karşılayabilmek için artık kıyasıya bir yarış başlamıştı.

Jim Wangers 1964 GTO önünde gururla poz veriyor
Aynı senenin ikinci yarısında Ford firması Amerikan otomobil tarihine yepyeni bir kasa tipini kazandırdı. Uzun kaputu, kısa bagajı, alçak tavanıyla son derece çekici bir model olan Mustang, “Pony Car” kavramını sektöre sunuyordu. GTO gibi harika satış rakamları yakalayan Mustang de hedef kitlesi olarak gençleri seçmişti. “Baby boomer” neslinin önünde model seçenekleri git gide artarken Chevrolet’nin cevabı gecikmeli de olsa 1967’de Camaro ile geliyordu. Buick “Grand Sport” serisiyle, Oldsmobile ise 442 modeliyle kaslı arabalar furyasına dahil olmuştu.

Chevrolet Camaro 50. yılını kutluyor

Çoğu otoritenin çeşitli sebeplerle “Muscle Car” camiasından ayrı tuttuğu Corvette hala bir çok genç için fiyat olarak erişilmez olsa da kalkış yarışlarında geçilmesi imkansız bir model olmaktan çıkmıştı. Yenko, Dana, Berger Chevrolet bayileri, Royal Pontiac, Tasca Ford gibi “Muscle Car” odaklı bayilerin özel fabrika siparişleriyle 400 beygir limitini aşan güçlerde araçları makul fiyatlara satmaları hedeflenen alıcıların iştahını daha da kabartıyordu.

Muscle Car ve Hot Rod tarihi - Bölüm 3 için tıklayınız

1967 Camaro reklam karesi 
- 2.Bölümün Sonu - 

Tansu Tüntaş

İlgili Konular

muscle car nedir 1659777765173874031

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item