Metal Yorgunluğu nedir? Nasıl oluşur?

Metal Yorgunluğu ifadesi şu aralar ülkemiz siyasetinde oldukça fazla kullanılıyor. Aslında bu ifade oldukça teknik bir içeriğe sahip v...


Metal Yorgunluğu ifadesi şu aralar ülkemiz siyasetinde oldukça fazla kullanılıyor. Aslında bu ifade oldukça teknik bir içeriğe sahip ve farklı türde malzemeleri barındıran her türlü makine veya aleti de kapsıyor diyebiliriz. Bu doğrultuda biz de Metal Yorğunluğu'nun teknik olarak ne demek olduğunu, nasıl oluştuğunu ve ortaya çıkmaması için yapılacak bir şeyler olup olmadığını izah etmeye çalışacağız. 

Her şeyden önce şunu belirtelim ki; sadece ülkemizde değil daha birçok ülkede Metal Yorgunluğu ifadesi farklı ve alakasız yerlerde kullanılabiliyor. Örneğin; 1985 yılında bu ada sahip bir müzik albümü tanıtılmışken, 2000'li yılların başında benzer bir şekilde Metal Yorgunlu adında bir bilgisayar oyunu yer alıyordu. Yine benzer bir şekilde 1996 yılında tanıtılmış ünlü bir bir bilim kurgu romanı da vardı. Kısacası gerçek anlamı dışında şu an ülkemiz siyasetinde olduğu gibi kullanılabiliyor.

Metal Yorgunluğu nedir?

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var; Metal yorgunluğu aslında bütün malzeme tipleri için kullanılabilir ve sadece metal malzemeler için de sınırlamak yanlış olur diye düşünüyoruz. Esas olarak "Malzeme Yorgunluğu" demek daha doğru. Yani sadece metaller değil, özellikle günümüzde yoğun bir şekilde kullanılan plastik ve kompozit (2 veya daha çok bileşenli) malzemeler de yorulmaya uğrarlar. Ancak bizim esas konumuz otomobiller ve bu tip araçlarda da yürüyen aksam tarafında metal malzeme kullanıldığı için Metal Yorgunluğu ifadesi ile devam edeceğiz. 

Bu doğrultuda metal yorgunluğu; Sınırlarda yüke maruz kalan bir parçanın, zamanla bu yük nedeniyle yapısal olarak zarar görmesidir diyebiliriz. Yani bahsi geçen sınırda yük, parçayı belli bir süre kırmıyor veya kullanılmaz hale getirmiyor ama zayıflatıyor. Zayıflayan parça görevini yerine getirmeye devam etse de bir süre sonra tahmin edilenin altında bir yük ile aniden kırılarak veya koparak işlevsiz hale geliyor.

Metal yorgunluğu nasıl oluşur?

Bir üst başlıkta yapısal zarardan bahsettik. Bu yapısal zarar, malzemenin üretim nedeniyle içinde yer alan mikroskobik boşluk veya çatlaklar nedeniyle daha da hızlı gerçekleşebileceği gibi, bir parçanın sınırlarının zorlanması ile de daha çabuk ortaya çıkabilir. Yüzeysel çatlaklarla başlayan metal yorulmasının mikroskobik ve bazen de görsel olarak anlaşılabilen belirtileri, zamanla parçanın içine doğru hareket eder ve üretim kaynaklı bahsi geçen mikroskobik boşluk ve çatlaklarla da birleşebilir. Bu durum yorulmanın tahmin edilenin ötesinde çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşmesine neden olabilir. Sonuç olarak bu metal ile üretilmiş parçada, fazla bir yüke maruz kalmasa bile aniden kırılma veya kopma yaşanabilir.

Metal yorgunluğu - kesiti alınmış mikroskobik kılcal çatlak (0.25mm: 1mm'nin 4'te 1'i uzunluğunda)
Ancak Metal Yorgunluğu, bir parçanın taşıyabileceğinden fazla bir yüke maruz kalması ile karıştırılmaması gerekir. Taşıyabileceğinden fazla yüke maruz kalan bir parça, yeni ve hiç kullanılmamış bile olsa, eğilebilir, kopabilir veya kırılabilir. Örneği 0km bir araç, hızlı ve sert bir şekilde çukura düşerse parça kırabilir ancak bunu nedeni metal yorgunluğu değildir. 

Metal yorgunluğunun en tehlikeli tarafı ise; çoğu zaman gözle görülür bir belirti vermediği için ani ve beklenmeyen anlarda sürpriz bir şekilde karşımıza çıkmasıdır. Özellikle geçmiş dönemlerde gerçekleşmiş bazı uçak, helikopter ve tren kazaları bu nedenle yüksek can kayıplarına sebebiyet vermiştir. Ayrıca bu gibi durumlar çelik konstrüksiyon şeklinde imal edilen petrol platformları, yüksek basınç tankları ve çatılarda da karşımıza çıkabilmektedir. Otomobillerde ise şasi, motor, süspansiyon ve şanzıman gibi yüksek yüke ve torka maruz kalan bileşenlerin parçalarında sürekli üst sınırda kullanım nedeniyle orta ve uzun vadede meydana gelebilmektedir.

Metal Yorgunluğu ne kadar zamanda meydana gelir?

Bu soruyu cevaplamak pek de mümkün değil ancak genel anlamda tüm özellikleri aynı 2 araçtan hangisi kullanım sınırlarına daha yakın kullanılır, daha zorlu yol koşullarında yer alırsa, şasi, motor, şanzıman ve benzeri parçaları metalden imal edildiği için metal yorgunluğuna uğrama ihtimali daha yüksektir diyebiliriz. Ancak üretim kaynaklı gözden kaçan bazı mikroskobik hatalar nedeniyle bu durum daha hızlı ve beklenmedik şekilde de kendini gösterebilir.

Metal yorgunluğunun ilerleyişi
Örneğin; 2 farklı pikap modeli düşünelim. Amaçları doğrultusunda genellikle arazi kullanımı ve yük taşıma için üretilmiş bu araçlar günümüzde hem bu tip amaçlar için tercih edilebilirken hem de HB veya Sedan araçların büyük bir çoğunluğunda olduğu gibi zorlu arazi koşullarına veya yüksek ağırlıklara maruz kalmadan kullanılabiliyorlar. Bu doğrultuda düzenli arazide sürülen ve 1 ton yük taşıma kapasitesi de yoğun olarak kullanan pikap ile şehir içinde ve uzun yolda asfalt yollarda yüksüz bir şekilde kullanılan pikabın metal yorgunluğuna uğrama süreleri normal şartlar altında mutlaka farklı olacaktır. Öyle ki zorlanmayan araç, büyük ihtimalle hiçbir zaman metal yorgunluğundan kaynaklanan bir sorun ile hiç karşılaşmayacaktır. 

Metal yorgunluğu nasıl anlaşılır? Önlenebilir mi?

Metal yorgunluğunu anlamak her zaman mümkün olmasa da; gözle ve büyüteç ile fark edilebilme ihtimali bazen mümkün olabilmektedir. Bu şekilde tespit edilebilen yüzeysel kılcal çatlaklar, metal yorgunluğunu işaret eder ve zamanla hem yüzeysel olarak hem de içe doğru büyüyerek daha belirgin hale gelir. Önlenebilme ihtimali ise nasıl bir parçada yer aldığına bağlıdır. Dönen yani mil tarzındaki parçalarda ve gömülü cıvatalarda hem tespit etmesi hem de tamiri oldukça zorken, araç şasisi ve motor bloğu gibi hareketsiz ve açıktaki parçalarda detaylı bir temizlik sonrasında göz ile muayene sonucu tespiti kısmen mümkün olabilmektedir.

Tespit edilebilen yeterli büyüklükteki yüzeysel çatlakların, çok ince kaynak ile doldurularak ve dışına belli genişlikte yama yapılarak genişlemesi önlenebilmektedir. Ayrıca çatlağın her 2 tarafına delik delinerek parça ile birleştirme yani dikiş işlemi de uygulanabilmektedir. Ancak hiçbir tamirat uygulaması metal yorgunluğuna tam anlamıyla çözüm değildir ve onarılmaya çalışılan bir parçanın farklı yerlerinde kendini tekrar gösterebilir. 

İlgili Konular

TEKNİK BİLGİ 3579444467618335061

Yorum Gönder Yorumlar

emo-but-icon

Sosyal Medya

Arama

Facebook

item