Yeni Mercedes G Serisi tanıtıldı

Mercedes‘in 1979 yılında tanıttığı ve günümüze kadar da küçük tasarım değişiklikleri ile taşıdığı arazi özellikleri öne çıkan G Serisi yenilendi. Yeni Mercedes G Serisi her ne kadar dış tasarım olarak çok büyük bir değişim göstermemiş olsa da, aracın kokpiti ve tekniği baştan aşağı yenilenmiş. Zaten G Serisi’ni bu günlere taşıyan özelliklerden bir tanesi de bu köşeli ve modele adeta yapışmış ikonik tasarımıydı. Bu nedenle bu tasarımdan vazgeçilmesi de bize göre beklenemezdi.

Geleneksel tasarımını koruyan 10 otomobil modeli

Hatırlanacak olursa; Yeni Mercedes G Serisi kokpitinden başlanarak tanıtılmaya başlanmıştı. Daha sonra ise aracın bazı tasarım detaylarını gösteren arazi sürüşü fotoğrafları yayınlanmıştı. Hatta dün 44 ton reçine içine konulmuş ve bir nevi heykelleştirilmiş 79 model ilk jenerasyon G Serisi aracı takip edenleri iyice heyecanlandırmıştı.

Sinema filmlerini takip edenler Jurassic Park filmindeki çarpıcı sahneyi hatırlarlarsa; reçine içinde bozulmamış olarak yer alan bir sivri sinekten, dinazor kanı ve nihayetinde DNA elde ediliyordu. Bu DNA kullanılarak da dinazorlar tekrar günümüze döndürülebilimişti.  İşte Mercedes de bu tip bir gösteri hazırlayarak yeni G Serisi’nin bir nevi dinazor model olduğunu, yani geçmişten günümüze kadar genlerini koruyarak geldiğini, ve yeni G Serisi’nin de aynı DNA’ya sahip olduğunu espirili bir yol ile ifade ediyor.

Mercedes G Serisi 44 ton kehribar içindehri

Yeni Mercedes G Serisi tasarımı

Kült ve ikonik köşeli tasarımın değişmesi zaten kimse tarafından beklenmiyordu ancak Mercedes, lüks bir algı kazanmasıyla aracın arazi dışında da yoğun olarak kullanıldığını değerlendirmiş ve bazı iyileştirmeler yapmış. Bu doğrultuda aerodinamik yapıya el atılmış ve aracın burnu biraz olsun sivriltilmiş. Ayrıca motor kaputunun panjur tarafı da rüzgarı kıracak şekilde açılandırılmış. Bu sayede hem yüksek hızlarda oluşacak sesin azaltılması, hem de tüketim ve performansın iyileştirilmesi hedeflenmiş diyebiliriz. Ayrıca benzer bir operasyon ön tamponda da yer alıyor. Aracın arka tasarımı ise tampon tasarımı ve stopların iç tasarımı hariç neredeyse hiçbir değişikliğe uğramamış gibi görünüyor. Araca yandan bakıldığında ise, ön tasarımın profile yansıması hariç önemli bir fark yer almıyor diyebiliriz. Kısacası yeni G Serisi için Mercedes’in dinazoru demek fazlasıyla mümkün.

yeni eski mercedes g serisi karşılaştırma
Solda yeni Mercedes G Serisi ön ve arka görünüm

Yeni Mercedes G Serisi Kokpiti

Yeni Mercedes G Serisi kokpiti ise adeta baştan aşağı yeniden yaratılmış. Her ne kadar kokpitte yer alan gösterge ve düğmelerin yerlerinde önemli bir değişiklik yer almıyorsa da, tasarımları baştan aşağı değiştirilmiş. Ayrıca S Serisi‘nden A Serisi‘ne kadar geniş bir ürün gamı aralığında kullanılmaya başlanan yekpare dijital gösterge ve bilgi eğlence ekranı G Serisi’nde de kendine yer bulmuş. Ancak sürücü karşısında yer alan dijital gösterge ekranı E Serisi de dahil olmak üzere opsiyon listesinde tercih edilebiliyor. G Serisi’nde de benzer bir şekilde opsiyon olarak alınabileceğini düşünüyoruz. Diğer taraftan Türbin şeklindeki yuvarlak havalandırma ızgaraları da markanın son zamanlarda farklı modellerinde uyguladığı bir detay olmasıyla öne çıkıyor. Benzer şekilde 3 kollu sportif direksiyon simidi de artık yeni Sprinter modelinde bile yer alıyor ve G Serisi’nde de kendine yer bulmuş.

eski - yeni mercedes g serisi kokpit karşılaştırması
Üstte yeni Mercedes G Serisi kokpiti

Yeni Mercedes G Serisi Teknik

Her ne kadar modelin görünümü bilinçli olarak değiştirilmemiş olsa da, arazi ve asfalt sürüşlerinin daha iyi olmasına yönelik önemli değişiklikler gerçekleştirilmiş. Teknik anlamda tepeden tırnağa kadar değişen modelde, AMG tarafından modifiye edilen ve hafiletilen bağımsız ön-arka süspansiyon sistemi kullanılmaya başlanmış ve bu süspansiyon sistemi sürücü tarafından da ayarlanabiliyor.

Ayrıca 3 adet %100 kilitli diferansiyel ve bu yeni süspansiyon sistemi sayesinde, yeni G Serisi’nin eskisinden de iyi bir arazi kabiliyetine kavuştuğu belirtiliyor. 70cm derinliğinde sudan geçebilen aracın ön yaklaşma açısı 31° iken, arka yaklaşma açısı da 30° olarak açıklanıyor. Herhangi bir tepeden geçişte aracın altının sürtmesini ifade eden açı ise oldukça iyi ve 26° olarak açıklanıyor. Tüm bunların yanında direksiyon sistemi ve aktarma sisteminin de baştan aşağı değiştiğini belirtmeden geçmeyelim.

Motor ve Şanzıman

Mercedes’in C Segmenti modelleri hariç diğer tüm modellerinde kullandığı 4.0lt V8 bi-turbo benzin motor, bu sefer de kendine G Serisi’nde yer bulmuş. 422ps güce ve 609nm güce sahip olan bu motor, AMG ve Maybach ürün gamında tanıtılacak daha güçlü G Serisi modellerini saymazsak en güçlü seçenek olacak gibi görünüyor. Dizel ve hybrid seçenekler ise daha sonradan tanıtılacak ve şimdilik bu konuda herhangi bir açıklama yer almıyor.

2018 yılı sonunda satışa sunulacak olan yeni Mercedes G Serisi’nin Avrupa’da 100.000 Euro’nun hemen üstünde bir fiyata sahip olacağı belirtiliyor. Ülkemizde ise 1-1.5 Milyon TL arasında fiyatlar en azından günümüz koşullarında istenecektir.

Facebook Comments