Elektrik üretim metodu dikkate alınırsa, elektrikli araçlar ne kadar çevreci?

Elektrikli otomobiller günden güne yaygınlaşıyor ve ilgi de o yönde artıyor diyebiliriz. Ayrıca bu tip araçları üreten neredeyse tüm markalar tanıtımlarında çevre odaklı bir yön belirliyorlar. Ancak elektrikli araçlar ne kadar çevreci sorusuna markalar biraz yanıltıcı yaklaşıyor gibi görünüyor.

Sıfır emisyon ifadesinin elektrikli otomobiller için çok rahat kullanıldığı bir ortamda, bu ifade fazlası ile yanıltıcı olabilir. Sonuçta elektrikli bir otomobil, atmosfere zehirli gazları salmıyor olabilir, ancak kullandığı elektrik ne kadar temiz bir şekilde üretilmiş çok daha önemli. Fosil bazlı yakıtlardan (kömür, petroli doğalgaz, fuel oil, nafta…vs) elde edilen elektrik için sıfır emisyon ifadesinin kullanılması gerçekten de fazlası ile yanlış görünüyor.

Aslında üreticiler, elektrikli araçların zehirli gazları salmadığını belirtseler de, bu durumun gerçek olabilmesi için, üretilen elektrik enerjisinin de çevreye CO2 ve benzeri zehirli gazlar salmayan bir metodla elde edilmesi şart. Bu tip enerji kaynakları için de; Yenilenebilir olarak olarak adlandırılan Güneş, rüzgar, jeotermal ve hidrolik kaynakların kullanılması gerekiyor.

Bu doğrultuda Çin ve Almanya’da yapılan 2 farklı araştırma fazlası ile dikkatimizi çekti. Araştırmaların konusu ise; elektrikli araçlar ne kadar çevreci ve çevreci sayılabilmesi için kullandığı elektriğin hangi kaynaktan üretildiği diyebiliriz.

İlk olarak Çin’de yapılan araştırmaya bir göz atalım;

Dünyanın en kalabalık ülkesi ve elektrikli otomobillerin de en fazla kullanıldığı ülke olan Çin’de 2016 yılında hangi elektrik üretim metodu kullanılmış?

  • %70 oranında kömür ve doğalgaz benzeri fosil yakıt
  • %18 oranında hidrolik (hidro-elektrik santraller yani barajlar)
  • %4 nükleer
  • %5 rüzgar
  • %2 güneş
  • %1 oranında da katı atık (kanalizasyon, gübre…vs)

Sonuçta; Yukarıda belirtilen kaynakların kullanımı ile, 7.0lt/100km ve altında ortalama yakıt tüketimine sahip içten yanmalı motora sahip araçların atmosfere daha az zehirli gazlar saldığı tespit edilmiş. Çin’de kullanılan araçların motor özellikleri ve tüketim değerleri de dikkate alındığı zaman, bu kaynak kullanımı sonucu elektrikli otomobillerin çevreyi daha çok kirlettiği tespit edilmiş.

Şimdi gelelim Almanya’da yapılan ve farklı bir noktaya değinen araştırmaya;

Almanya’nın 2016 elektrik üretim metodu nasıl göz atalım;

  • %52 oranında kömür ve doğalgaz benzeri fosil yakıt
  • %4 oranında hidrolik (hidro-elektrik santraller yani barajlar)
  • %15 nükleer
  • %14 rüzgar
  • %7 güneş
  • %8 oranında da katı atık (kanalizasyon, gübre…vs)

Bu araştırmanın sonucunda ise şöyle bir sonuç elde edilmiş. Almanya’da kullanılan elektrikli bir otomobil, emisyon salınımı açısından ancak 100.000km yol aldıktan sonra içten yanmalı bir otomobilden daha çevreci olabiliyor. İşte bu durumun esas nedeni de %52 oranında fosil bazlı yakıtların elektrik enerjisi elde etmek için kullanılıyor olması diyebiliriz.

Diğer taraftan elektriğin sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilmesi durumunda bir simülasyon yapılmış. Hidroelektrik, rüzgar, güneş ve katı atıktan oluşan enerji kaynakları kullanıldığı zaman 30.000km sonra, elektrikli araçların içten yanmalı motora sahip araçları emisyon açısından geride bıraktığı tespiti yapılmış.

Türkiye’de durum nedir?

Çin ve Almanya’nın elektrik ürettikleri kaynaklara bakıldığı zaman, elektrikli otomobillerin şimdilik hiç de çevreci olmadığı net bir şekilde anlaşılıyor. Şimdi gelin bir de ülkemizdeki elektrik üretim metodlarına bir göz atalım ve tahminde bulunalım;

  • %67 oranında kömür ve doğalgaz benzeri fosil yakıt
  • %24 oranında hidrolik (hidro-elektrik santraller yani barajlar)
  • %3 rüzgar
  • %3 güneş
  • %2 jeotermal
  • %1 oranında da katı atık (kanalizasyon, gübre…vs)

Yukarıdaki değerlerden de anlaşılacağı gibi, Türkiye ve Çin elektrik enerjisini benzer yöntemlerle elde ediyorlar. Özellikle Çin’in %70 ve Türkiye’nin %67 fosil yakıt kullanım oranları durumu özetliyor. Bu durum, elektrikli otomobillerin emisyon yönünden değerlendirilmesi durumunda, içten yanmalı motora sahip bir aracın, ortalama olarak 7.0lt/100km tüketim ile elektrikli otomobillere göre ülkemizde daha çevreci olduğu anlamına geliyor. Ayrıca Almanya’nın %52 fosil yakıt kullanımına göre orantılandığı zaman, ancak 130.000km sonra elektrikli araçların ülkemizde içten yanmalı motora sahip araçlara göre daha çevreci olabileceği anlamına geliyor.

Sonuç olarak elektrikli araçlar ne kadar çevreci?

2 farklı araştırmayı bir araya getirip analiz yaptığımız zaman, elektrikli otomobillerin en azından şimdilik pek de çevreci olmadığı net bir şekilde görülebilir. Hatta bu verilerden, heme içten yanmalı motora hem de elektrik motora sahip hybrid araçların genel anlamda daha çevresi olduğunu söylemek bile mümkün görünüyor.

Sonuçta; Dünya ne zaman ki elektriği ağırlıklı olarak fosil yakıtlardan değil de, çevreci olarak adlandırılabilecek kaynaklardan elde eder, bu araçlar da o zaman gerçekten çevreci olarak adlandırılabilir diye düşünüyoruz.

Dizel mi benzin mi daha kirli bir yakıttır?

elektrikli araçlar ne kadar çevreci

Kaynaklar;

Almanya için tıklayınız, Çin için tıklayınız

Facebook Comments