Euro NCAP’in ilk 0 yıldızı üzerinden toplumsal bir analiz

Daha önceki yayınlarımızda Hindistan ve benzeri ülkelerde üretilen modellerin Asean NCAP, Latin NCAP ve Global NCAP gibi kuruluşlar tarafından yapılan çarpışma testlerini incelemiş ve 0 yıldız alan araçların analizlerini yapmıştık. Şimdi ise, bir ilki gerçekleştiren ve şu ana kadar hiç 0 yıldız vermemiş olan Euro NCAP’in ilk 0 yıldızını ülkemizi de dahil ederek analiz edeceğiz.

Her şeyden önce şunu belirtelim; Euro NCAP neredeyse her yıl standartlarını değiştiriyor ve son değerlendirmelere göre sürüş yardımcıları ve kaza önleme sistemleri elde edilen yıldızları fazlasıyla etkilemeye başladı. Daha önceki yıllarda hava yastıkları ile desteklenen araçlar yıldızları daha rahat elde ediyordu. Şimdi ise işler değişti ve Euro NCAP, Amerikan IIHS kuruluşunun standartlarına yaklaştı. Yaklaştı diyoruz çünkü IIHS kurumu genel değerlendirmesine ön farları aydınlatma kabiliyetini bile ekledi ve en üst notu alabilmek için bu değerlendirmeden bile en iyi puanları almak gerekiyor. IIHS iyi bir gece görüşünün kazaların önceden engelleyebildiği görüşünü sıkı sıkıya savunuyor.
İşte tam da bu doğrultuda Euro NCAP’in geçtiğimiz günlerde açıkladığı sonuçlar çok ama çok dikkat çekici diye düşünüyoruz. Birçok farklı aracın test edildiği en son değerlendirme sonuçları şu şekilde yer alıyor;
  • Hyundai Kona: 5 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %60
  • Kia Stinger: 5 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %82
  • BMW 6 Serisi GT: 5 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %59
  • Jaguar F Pace: 5 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %72
  • MG ZS: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %29
  • Dacia Duster: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %37
  • Kia Stonic: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %25
  • Toyota Yaris: 5 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %57
  • Toyota Aygo: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %25
  • Alfa Romeo Giulietta: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %25
  • Ford C-Max: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %29
  • Citroen DS3: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %29
  • Opel Karl: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %25
  • Ford Grand C-Max: 3 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %29
  • Fiat Punto: 0 yıldız – Güvenlik donanımı puanı: %0
Görüleceği gibi Euro NCAP genelde en fazla 2-3 aracın çarpışma sonuçlarını tek seferde yayınlarken, 2017 yılının bitmesine sayılı günler kala 15 farklı sonucu birden yayınlamış. Burada dikkat çekenler ise şüphesiz geçmiş yıllarda aynı kasalarla Euro NCAP testlerine girmiş olan Alfa Romeo Giulietta, Ford C-Max ve Fiat Punto gibi modeller.
Alfa Romeo Giulietta 2010 yılında bu teste girmiş ve %97 yetişkin güvenliği, %85 çocuk güvenliği, %63 yaya güvenliği ile 5 yıldız almayı başarmış ve sınıfının en güvenli otomobillerinden bir tanesi olduğu anlaşılmıştı. Ayrıca bu araçta yer alan güvenlik donanımlarının %86 düzeyinde olduğu açıklanmıştı. %86 düzeyi ise Elektronik denge kontrolü ve emniyet kemeri hatırlatıcı ile 8 adet hava yastığı ile elde edilmişti.
Yeni açıklanan sonuçlarda ise Alfa Romeo Giulietta, %72 yetişkin güvenliği, %56 çocuk güvenliği, %59 yaya güvenliği ile ancak 3 yıldız almayı başarabildi. Güvenlik donanımı ise %25 olarak derecelendirildi. Üstelik bu puan bir öncekine göre 1 adet daha fazla hava yastığı ve arkada ekstradan emniyet kemeri yük sınırlayıcı özellikler olmasına rağmen elde edilebildi. Ayrıca Aktif kaput, AEB yaya, AEB Şehir içi, AEB Şehirler arası, hız yardımcısı ve şerit yardımcı sistemi gibi sürüş yardımcıları ve kaza önleme sistemleri hem 2010 hem de 2017 yılı test araçlarında yer almıyordu. Kısacası 2017 model Giulietta’da daha fazla hava yastığı bile olmasına rağmen güvenlik donanım puanı %86’dan %25’e düşmüş durumda. Bunun sonucu olarak da araç 7 yıl önce 5 yıldız alabilirken bu yıl ancak 3 yıldız alabildi.
Benzer bir durum 2010 yılında teste giren Ford C-Max ve Grand C-Max için de geçerli ve bu nedenle her 2 aracın da yıldız puanı 5’ten 3’e düşmüş. Sonuçta AEB yani otomatik fren sistemleri ve şerit takip gibi yardımcı sistemlerin, puanlamada artık hava yastıklarının bile önüne geçtiğini söylemek mümkün. Bu durum, kaza anında olabileceklerin engellenmesini sağlayan ekipmanların yerine kazanın olmasını engelleyen ekipmanların artık daha önemli olduğunu açık bir şekilde gösteriyor diyebiliriz.
Tabii burada esas dikkat edilmesi gereken testin tek sıfır yıldız alan modeli Fiat Punto diyebiliriz. Punto’nun 0 yıldızı ile, Euro NCAP ilk kez bir modele 0 yıldız vermiş oldu. Aslında Giulietta ve C-Max’de yaptığımız karşılaştırmanın daha da derinleşmesi açısından Fiat Punto çok çok önemli çünkü bu modelin çarpışma testi diğer modeller gibi 2010 yılında değil 2005 yılında yapıldı. Tabii mevcut Punto modelinin 2005 yılında tanıtıldığını ve günümüze kadar da küçük makyajlarla geldiğini hatırlatmakta fayda görüyoruz. Dünya genelinde 2 fabrikada üretilen bu model, İtalya’da Punto ve Hindistan’da Grande Punto adıyla üretiliyor. Ülkemizin de yer aldığı Avrupa pazarında ise İtalya’da üretilen araçlar satışa sunuluyor. Her ne teste giren aracın nerede üretildiği belirtiliyor olmasa da, Avrupa pazarı araçlarını test eden Euro NCAP’nin bu testte İtalya’da üretilen aracı tercih ettiğini güçlü bir şekilde düşünüyoruz.

 

Şimdi gelelim Fiat Punto’nun 2005 ve 2017 test sonuçlarına;
2005 yılında yolcu güvenliğinden 5 yıldız, çocuk güvenliğinden 3 yıldız ve yaya güvenliğinden 3 yıldız alan 3 kapılı Fiat Grande Punto test aracında güvenlik donanımı olarak sürücü ve ön yolcu hava yastıkları, yan perde hava yastıkları ve yan gövde hava yastıkları yer alıyordu. Yani toplamda 6 adet hava yastığı yer alıyordu.
2017 yılında yapılan testte ise 5 kapılı bir Fiat Punto modeli test edilmiş ve yolcu güvenliğinden %51, çocuk güvenliğinden %43 ve yaya güvenliğinden de %52 değerleri elde edilmiş. Aracın ede ettiği güvenlik donanımı puanı ise %0. Ayrıca araçta 2005 modelin sahip olduğu 6 hava yastığının aksine önde sadece 2 adet hava yastığı yer alıyor. Tabii araçta en ufak bir sürüş yardımcısı bile yer almıyor ve zaten bu nedenle güvenlik yardımcısı puanı da %0 olarak açıklanıyor.  Tüm bunların sonucunda da 2017 model Fiat Punto 0 yıldız alarak Euro NCAP tarihinde bir ilke imza attı diyebiliriz.
Bu sonucun en büyük nedeni ise; Fiat Punto’nun hem 12-13 yıl öncesinin tasarım mühendisliğine sahip olması hem de güvenlik donanımlarının en alt seviyede olması gösterilebilir ki, en azından 2 adet de hava yastığı araçta mevcut. Bu durum bize 2000’li yılların araçlarının bile günümüz değerlendirme koşullarında en fazla 2-3 yıldız alabileceğini ve kriterlerin çok ama çok yükseldiğini gösteriyor. Giuletta ve C-Max gibi modeller bile bazı güvenlik yardımcıları ve iyi sayıda hava yastığı ile 3 yıldız alabilmişken, Fiat Punto gibi %0 güvenlik yardımcısı ve sadece 2 adet hava yastığı ile bu teste atılsalardı, en iyi ihtimalle 2 yıldız alabileceklermiş gibi görünüyor.
Tüm bu nedenlerden dolayı bize göre Fiat Punto’nun tasarlandığı yıl ve güvenlik donanımı eksikleri dikkate alındığı zaman sonuç gayet normal ve bunlar üzerinden Fiat’a yüklenmek fazlasıyla yanlış diye düşünüyoruz. Değişen şey ise güvenlik algıları ve günümüzdeki yarı-otonom yardımcı sistemlerin artık ne kadar önemli bir konuma geldiğini ve amacın artık kazada yolcuları korumakla beraber esas olarak kazaların önlenmesi olduğu gayet açık.
Bu bakış açısını ülkemize uyarlamak ve çuvaldızı kendimize batırmak isteriz. 2 hava yastıklı ve 2005 tasarımı bir aracın bile artık ne kadar güvensiz sayıldığı bir ortamda, ülkemizde satılan 0km araçlarda başta hava yastığı olmak üzere birçok güvenlik yardımcısı ya sunulmuyor ya da çok yüksek fiyatlarla müşterilere sunuluyor. Üstelik toplum olarak da bu tip güvenlik donanımlarını kullanmadığımızı düşünerek ücret ödemek istemiyor, onun yerine sunroof ve deri koltuk gibi konfor donanımlarına daha yüksek ücretler ödeyerek tercihlerde bulunuyoruz. Tabii bu durumun bir nedeni de lüks donanımların 2.elde aracın değerini yükseltmesi diğer taraftan güvenlik donanımlarının ise yokmuş gibi fiyatlanması diyebiliriz.
Bize göre burada hem vatandaşın, hem bayilerin, hem de devletin suçu mevcut. İnsan hayatının ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz ve bu nedenle en başta devletimiz güvenlik donanımlarına öncelik vererek ÖTV ve KDV gibi büyük yük getiren vergileri hiç olmazsa güvenlik donanımlarında aşağı çekilebilir veya sıfırlanabilir. Nasıl ki temel gıda ürünlerine KDV %18’den %8′ indirildi benzer şekilde otomobillerde de bu uygulama pek ala yapılabilir. Eminiz ki bu sayede nice canlar kurtulacak ve yaralanmalar da azalarak hem toplumsal travmalarda düşüş hem de devletin sağlık harcamalarında ciddi tasarruflar meydana gelecektir diye düşünüyoruz.
Bayiler de bu duruma toplumsal bir pencereden bakarak elde ettikleri geliri opsiyonel güvenlik donanımlarında feda edebilir, araç alacak kişiler de lüks donanımlar yerine güvenlik donanımlarını tercih edebilirler. Ancak en temel ve önemli güvenlik tedbiri olan emniyet kemerinin bile birçok kişi tarafından arkadan bağlandığı veya özel tokalarla uyarı sesinin kesildiği görüldüğünde, güvenlik donanımlarının öneminin hala tam olarak anlaşılamadığı açık ve net bir şekilde görülüyor ve bizleri karamsarlığa itiyor.