Chevrolet Corvette tarihi; Bir Amerikan spor otomobilinin evrimi – Bölüm 2

Daha önce 1.bölümünü yayınladığımız Corvette tarihi yazı dizisinin 2. ve son bölümünü yayınlıyoruz.

Corvette tarihi 1. Bölüm için tıklayınız…

İddialı spor arabalarda logo önemli bir ayrıntıdır. Corvette logosu her modelinde ilk neslin logosuna sadık kalınarak evrime uğrasa da aslında 50’lerin başında iç dizayn sorumlusu Robert Bartholomew tarafından tasarlanan orijinal logoda önemli bir fark göze çarpar. Logoda çapraz kesişen iki bayraktan biri Amerikan bayrağını temsil etmektedir. Amerikan Bayrağını ticari logolarda kullanmak yasak olduğu için aracın lansmanına yalnızca dört gün kala tasarımda değişiklik yapma mecburiyeti doğar.

Amerikan bayrağının yerini bir yarısında Chevrolet’nin papyon logosunun, diğer yarısında ise zambak çiçeğinin bulunduğu başka bir bayrak alır. Zambak, Chevrolet’nin kurucusu Louis Chevrolet’nin aile armasındaki zambaktan gelmektedir. Logoda zaferi temsil eden damalı bayrak ise değiştirilmemiştir. Her ne kadar Harley Earl’ün logo önerisinde zambak yerine “Engineering” anlamına gelen “E” harfi bulunsa da, günümüze kadar ulaşan logoda zambak yerini korumuştur.

Amerikan bayraklı ilk logo (solda) ve Harley Earl tasarımı “E” harfli logo.
1953’ten 2005’e Corvette logosunun evrimi

Corvette, çoğu otorite tarafından Muscle Car kategorisinde kabul görmez. Muscle car; dört kapılı aile sedanından ya da coupe gövdeden devşirme, orta boylu, performans donanımına sahip araçları ifade ederken Corvette gerçek anlamda bir Amerikan spor arabasıdır. Prototipinden günümüze kadar hep sportif amaçla tasarlanmış ve üretilmiştir.

Stingray’in ortaya çıkışı

Stingray versiyonu ilk kez ikinci nesil olan C2’de piyasaya sunulmuştur. Model; 1963-1967 yılları arasında “Sting Ray” olarak pazarlanırken, 3. neslin 1969-1976 yılları arası modellerinde “Stingray” (Vatoz) olarak adlandırılmıştır.

Açılır-kapanır farlar ilk kez 1963 modelde kullanılmış, 2005’te 6. nesle kadar gelenek bozulmamıştır. Çift yuvarlak stoplar ise ilk nesilde 1961’de yerini almış ve 2014’e kadar tüm yıllarda kullanılarak modelin imzası haline gelmiştir.

1963 yılında ortadan direkle bölünen arka cam (Split-Window) ünlü dizayn şefi Bill Mitchell’in bu tasarıma duyduğu tutku sayesinde araçta yer bulmuştu. Başta Duntov ve araç sahiplerinden gelen kısıtlı görüş şikayeti nedeniyle bir sonraki sene bu tasarım bırakılarak arka cam yekpare olarak üretilmişti. 1963 model Corvette sahipleri araçlarına 1964’ün arka camını taktıklarında aslında yıllar sonra aracı oldukça değerli kılacak ender bir özelliği iptal ettiklerini bilmiyorlardı.

1963 Chevrolet Corvette Split Window

1960’ların Corvette modellerinde yırtıcı deniz canlılarından fazlaca esinlenilmiştir. Yalnızca Stingray modeline ismini veren vatoz değil, “Mako” türü köpekbalığı da efsanevi “Mako Shark” konsept aracına hem isim hem de şeklini vermiştir. Köpekbalığının doldurulmuş halini ofis duvarında sergileyen dizayn şefi Bill Mitchell, tasarım ekibinden balığın renk şablonunu taklit eden bir araç yapmasını ister. Maviden griye yumuşak geçişle renk değiştiren şablon arabada bir türlü taklit edilemeyince tasarım ekibi balığı bir gece gizlice ofisten kaçırır. Arabanın rengi balığa benzetilemese de, balık arabanın rengine en yakın hale gelecek şekilde boyanır ve ofise geri götürülür. Bill Mitchell durumdan hiç şüphelenmez ve ortaya çıkan araç otomobil fuarında büyük sükse yapar.

C2 ve C3 Mako Shark Konseptleri

Efsane L88 V8 motor

1967, 1968 ve 1969 yılları Corvette tarihinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Duntov’un liderliğinde L88 kodlu motor opsiyonel olarak katalogda yerini almaya başlar. L88; 12.5:1 sıkıştırma oranı nedeniyle en az 103 oktan benzinle çalışan, forged piston ve agresif dereceli egsantrikle donatılmış, 427ci (7.0lt) hacme sahip bir motordur. GM, araç sahiplerine düşük sigorta primleri ödetebilmek ve otomobil yarışlarını teşvik etmemek amacıyla motor gücünü “5.200 devirde 430 beygir” olarak pazarlar. Ancak dinamometre ölçümlerinde bugün bile sağlıklı bir L88, 500-550 beygir bandında gücü 6.500 devirde rahatlıkla verebilmektedir. Üç yıllık ömrü boyunca yalnızca 216 adet üretilen L88 donanımlı araçlar müzayedelerde satılan en pahalı Corvette modelleri olarak bilinmektedir.

L88 V8 motor

Corvette, GM bünyesinde her zaman ayrıcalıklı bir yere sahip olmuştur. Bu ayrıcalıklar aracın pazarlama yöntemlerinde de kendilerini belli etmişlerdir. 1969’da Apollo 12 görevine giden üç astronota yıllık yalnızca 1 Dolar tutarında sembolik kira karşılığında Stingray araçlar teslim edilmiştir. Araçlar altın sarısı ve siyah renk kombinasyonuna sahip olup her astronotun uzay mekiğindeki görevlerinin baş harfleri araçların çamurluklarına yerleştirilmişti. Bu reklam yöntemi Apollo 15 görevinde olduğu gibi diğer uzay programlarında da benzer şekilde uygulanmıştır.

Pete Conrad, Dick Gordon ve Alan Bean Apollo 12 görevi öncesi Stingray’leriyle poz veriyor.

1970’lerde motor gücü tepetaklak

1970’lerde Amerikan otomobillerinin motor gücünde yaşanan düşüşten Corvette de nasibini alır. 1969’da 500 beygiri aşkın motor güçleriyle Avrupa’lı rakiplerini kıskandıran Corvette, 70’lerin ortalarından 80’lerin sonuna kadar 200 beygir bandında köşeye sıkışmıştır. Petrol krizi ve emisyon kısıtlamaları nedeniyle yüksek hacimli motorlar bile Amerikan spor arabalarını ve Muscle Car sınıfını düşüşten kurtaramaz.

1983 yılı ise duraklama döneminde kendine ayrı bir sayfa açmaktadır. 1982 sonbaharından 1983 yılının Ocak ayına dek üretim geçici olarak olarak durdurulmuştur. Bu duraksamanın nedeni güncel donanımlara sahip 4. nesil yeni kasa 1983 model Corvette’i üretmektir. Yapılan güncellemelerin test edilmesi için 43 adet 1983 model test aracı üretilir. Araçlar test sonrası standart imha sürecine tabi tutulur ancak yalnızca bir araç otoparkta bırakılır. Test pilotları tarafından gizlice otoparkta mı saklandı yoksa ihmal sonucu unutuldu mu bilemiyoruz fakat 2 yıl sonra farkedilip üretim müdürü tarafından fabrikaya çekildiği bir gerçek.1994’te Ulusal Corvette Müzesine teslim edilene dek Amerikan Bayrağının yıldızlarıyla süslenmiş halde fabrikada duran araç müze tarafından orijinal beyaz rengine döndürülmüştür.Araç bugün müzede “Yeryüzünde tek 1983 model Corvette” ibaresiyle sergilenmektedir.

Günümüze kadar gelebilen tek 1983 Corvette

90’ların özgür ve girişimci ruhu

Modadan teknolojiye, otomotivden sanata varana dek dünyanın kültürünü hızlıca değiştirmiştir. Otomobiller eskiden olduğu gibi iddialı tasarımlara kavuşurken ilerleyen motor ve şanzıman teknolojileri de radikal bir dönüşüme sahne olmuştur. 1990 model Corvette ZR-1 bu evrimin neticelerinden biridir. 1986 yılında Lotus firmasını satın alan GM, Amerikan-İngiliz mühendisliğini harmanlayarak 5.7 lt hacimli 375 beygir gücündeki motoru 4. nesle yerleştirir. Sonuç, 0’dan 100 kilometreye 4.4 saniyede çıkan, son hızı saatte 290 kilometreye varan ve dünyada bir çok profesyonel yarışta rekorlar kıran ZR-1 modelidir. 1990-1995 yılları arasında bu araçtan yalnızca 6.000 adet üretilmiştir. Araç aynı zamanda nostaljik C3 ZR-1 pakedine de tarihi bir atıf niteliğindedir.

1990 Chevrolet Corvette ZR1

– 1981’den günümüze “dünyadaki tek Corvette fabrikası“ konumundaki Bowling Green aynı zamanda Ulusal Corvette Müzesine de ev sahipliği yapmaktadır. 1994’te açılışı yapılan müze, 2014’te dramatik bir olaya sahne olur: Müzenin temelinde oluşan göçük zemini çökerterek birbirinden değerli araçları yutar.

Ulusal Corvette Müzesinde oluşan göçükten çıkarılan bir C6

Devasa çukura düşerek kullanılmaz hale gelen araçlardan en önemlisi şüphesiz banttan çıkan 1 milyonuncu 1993 model üstü açılır Corvette olmuştur. Çukurdan çıkarılan araç 1.200 saatlik bir çalışmanın sonucunda Chevrolet tarafından fabrika kondisyonuna kavuşturulmuştur. Bugün yine müzede sergilenen aracın yanında yer alan ekranda restorasyonun aşamaları gösterilmektedir.

Hasar gören C4 – 1.000.000. araç

Tarihin en güçlü Corvette modeli

Bu Corvette 755 beygirlik gücüyle 7. nesil 2019 model ZR1 modelidir. 0’dan 100’e 2.85 saniyede çıkan araç, kalbinde 6.2 litrelik supercharger beslemeli bir motor taşır. Son sürati saatte 340 kilometre olan otomobil 7 ileri düz ya da 8 ileri otomatik şanzımanla donatılmıştır. Gövde parçalarında yoğun karbonfiber kullanımına rağmen araç büyük kompresörü, dört ek radyatörü ve bu radyatörleri besleyen sıvıları nedeniyle Z06 modelinden 26 kg daha ağırdır. Yüksek hızlarda fren kabiliyetini artırma amacıyla tercih edilen Brembo frenler, ısıya daha dayanıklı olmaları için duble ısıtma sürecinden geçirilmektedir. Ayrıca araç, Avrupa’dan çok öncelikli olarak Kuzey Amerika pazarında elde edilecek başarıya yönelik üretildiği için AB’nin bir takım regülasyonlarına uyum göstermemektedir.

7. nesil Corvette ZR1

Tansu Tüntaş

Facebook Comments