Çağın ötesinde; Audi, skysphere konsept modelini tanıttı

0
92

Roadster bir model olan yeni konsept Audi Skysphere, markanın gelecekteki tasarımının işaretlerini barındırıyor.

Yolculara maksimum özgürlük sağlamak amacıyla konsept model, değişken dingil mesafesi sayesinde, Grand Touring ve Sports olmak üzere iki farklı sürüş moduyla tasarlanmış. Elektrik motorları, birbiri içine geçebilen gövde yapısı ve çerçeve bileşenlerini içeren sofistike bir mekanizma, dingil mesafesini ve otomobilin dış uzunluğunu 250 milimetre değiştirmeye olanak tanıyor. Aynı zamanda, konforu ve sürüş dinamiklerini artırmak için aracın yerden yüksekliğinde de 10 milimetreye kadar ayarlama imkanı bulunuyor.

Bir düğmeyle iki farklı sürüş modu arasında seçim yapmak mümkün. Sürücü ister 4,94 metre uzunluğundaki e-roadster aracını azaltılmış dingil mesafesiyle “Sports” modunda, çevik bir sürüşle kullanabiliyor; isterse de gökyüzünü ve manzarayı seyrederken, kusursuz bir şekilde entegre edilmiş dijital ekosistemin sunduğu hizmetlerin tadını çıkarırken, otonom “Grand Touring” sürüş modunda, 5,19 metrelik bir GT’de yolculuk yapmayı seçebiliyor. GT modunda, direksiyon simidi ve pedallar görünmez bir alana hareket ediyor. Audi skysphere, sensör sistemiyle otomatik olarak yola ve trafiğe dikkat ediyor ve yolcuları güvenli bir şekilde varış yerlerine götürüyor.

Audi skysphere’in aktif süspansiyonu, aracın yol tutuş özelliklerinin çok yönlülüğünde önemli bir rol oynuyor. Seyir halindeyken, yol yüzeyindeki pürüzleri ve dalgalanmaları telafi etmek için tekerlekler tek tek seçilerek, kaldırılıyor veya indiriliyor.

Bir iç mekan, iki farklı alan

Audi, önümüzdeki dönemin üç konsept modeli; Audi skysphere, Audi grandsphere ve Audi urbansphere’de, yolcuları çevreleyen ve onlar için bir deneyim alanı haline gelen ‘Sphere-Küre’yi yani iç mekanı, yolculuğun merkezine alıyor.

4. seviye otonom sürüş için tasarlanan her üç konsept model de belirli yol ve trafik durumlarında sürücünün tüm sorumluluğunu alabilen ve artık müdahale etmesine gerek olmayan modeller.

Sonuç olarak, direksiyon simidi ve pedallar gibi kontrol elemanları, görünmez bir konuma döndürülebiliyor ve ön sol koltuktaki yolcu da dahil olmak üzere yolcular yeni bir özgürlüğün tadını çıkarabiliyorlar: dinlenme, manzaranın keyfini çıkarma veya internet bağlantısı sayesinde internet ve dünya ile etkileşim kurma.

Kontrollerden arındırılmış iç mekan, Art Deco‘dan ilham alan aydınlık, ferah bir ortam olarak dikkat çekiyor.  Tasarım mobilyaların görsel zarafetine sahip konforlu koltuklar, sürüş modunda bir araç koltuğunun işlevlerini de eksiksiz yerine getiriyor.

465 kW güç sağlayan elektrik motoru

Elektrifikasyon, dijitalleşme ve otonom sürüş gibi yeni teknolojiler sayesinde, bilinen roadster’ların sunduğu deneyimin çok ötesinde bir deneyim sunan Audi skysphere gücünü, arka aksına yerleştirilmiş elektrik motorundan temin ediyor. Toplamda 465 kilowatt güç ve 750 Nm tork, sadece 1.800 kg civarında olan bu roadster ile çok verimli oluyor. Güçlendirilmiş arka aksta yaklaşık yüzde 60’lık ağırlık dağılımı, yeterli çekiş ve gerekirse sadece dört saniyede 0’dan 100 km/s’ye hızlanma sağlar.

Audi skysphere’in akü modülleri, aracın ağırlık merkezi ve çevikliği için ideal bir konfigürasyon sağlamak amacıyla öncelikle kabinin arkasına yerleştirilmiş. Bununla birlikte, araç dinamikleri lehine seçilen başka bir konumda da yani iç kısmının orta tünelindeki koltuklar arasında da daha fazla modül bulunabiliyor. 80 kWh’den fazla olması beklenen batarya kapasitesi, araca WLTP standardına göre, ekonomik GT modunda, 500 kilometreden fazla bir menzil sağlıyor.